
10 12 2008
Sayın Mehmet Tursun,
Başınıza gelen acı ve oğlunuzu kaybettiğiniz o acı olaydan sonra başlattığınız mücadeleyi basından ve son zamanlarda gönderdiğiniz iletilerinizden izliyorum.
Ne yazık ki Türkiye bugün polisin her kuşku duyduğu anda silah kullandığı, her istediği anda da şiddete başvurduğu bir dönem yaşamaktadır. "Dur ihtarına uymamak" ölüm nedeni olabilmekte, emniyet müdürlerinin kimlik sorabilirsiniz dedikleri polislerden kimlik sormaya kalkışmak eşek sudan gelinceye dek dayak yemek sonucunu doğurabilmektedir.
Malumu ilama gerek yoktur. Sizin ve sizin gibi evlatlarını kaybetmiş acılı insanların yanında gereğince yerini alamamış olmamız da toplumsal duyarsızlığın bir kanıtıdır. Yunanistan'ı ayağa kaldıran olay anımsanınca hele, ne denli ilkel, güdülmeye elverişli ve her şeyi kabule hazır bir toplum olduğumuz ortaya çıkıyor. Tamam, oradaki gibi her şey ateşe verilmesin ama bir ses de çıksın!
Sizin bu mücadele yolunda aldığınız iki ödül bunun için çok anlamlı. Bu ülkede namuslu ve haksızlıklar karşısında sesini çıkarabilen insanlar ve sivil toplum kuruluşları bulunduğunu da anımsattığı için önemli ve yüreğe su serpen bir gelişme.
Giderilemez acınızın büyüklüğünü biliyorum. Mücadele gücünüz ise gerçekten çok büyük.
Bu mücadeleniz için sizi kutluyor ve yanınızda olduğumuzu bilmenizi istiyorum.
Saygılarımla.
Hüseyin Yurttaş