Serap dün öldü!
Serap dün öldü!
Henüz 16 yaşındaydı...
Tam bir ay önce otobüse binmişti. Akşam saatiydi, hava kararmıştı. Eve gidecek, yemeğini yiyecek, dersine çalışacaktı.
Henüz dünyadan haberi yoktu. Otobüse binmenin onun ölümü olacağını da bilmiyordu elbet.
Küçükçekmece'de otobüsü durduruldu.
Molotoflandı ve yakıldı.
Serap gençti... Hatta çocuktu daha...
Ne olduğunu bile anlamadan yanmaya başladı.
Ve bir ay sonra, dün öldü.
....
İnsanlık, Serap gibilere, masum sivillere kapalıydı bu ülkede.
İnsanlık, Küçükçekmece otobüsünde henüz son durağa gelmeden çoktan ölmüştü bu ülkede.
Serap'ın ağlayanı da olmayacak.
Serap'ın annesi ağlayacak ama onun ağlamasını kimse dinlemeyecek. Çünkü bu ülkede bu ülkeye hayırlı insan yetiştiren anneler için ağlamak normaldi.
...
Analar ağlamasın mı şimdi...
Ölen gencecik masum yavrusuna ağlamasın mı analar?..