• https://www.facebook.com/barantursun.v?ref=bookmarks
  • https://twitter.com/BaranTursunVakf

POLİS VAZİFE YAPARKEN...

 Durmadı’, ‘silahımı aldı’, ‘başını duvara vurdu’, “kendini astı…’


 Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu (PVSK)’nunda yapılan değişiklikle beraber (2007),  ülkede polisin topluma ve bireylere dönük şiddeti her geçen gün daha da arttı. Ülkemizde polisin son 3 yılda medyaya yansıyan cinayet sayısı ise 70’u buldu.

Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu (PVSK)’nda yapılan değişiklik ile polise “suçun” önlenmesi amacıyla kişileri, araçları durdurma, kimlik sorma ve bu sırada soru sorma (sorgulama), parmak izi alma yetkilerinin yanında fotoğraf yoluyla kişisel kayıtların tutulması ve saklanması, kişilerin üstlerini, araçlarını, özel eşyalarını ve belgelerini arama, her türlü cop, kelepçe, basınçlı su, göz yaşartıcı gaz veya toz, fiziksel engel gibi araçlarla zor yöntemine başvurma, silah kullanma ve meşru savunma hakkı kapsamında duraksamadan ateş etme, adlî görevleri sırasında teşhis yaptırma gibi konularında yetkiler tanınmıştı.


‘Durmadı’, ‘silahımı aldı’, ‘başını duvara vurdu’, “kendini astı…’

Feyzullah Ete, Festus Okey, Baran Tursun, Ramazan Dal, İkbal Yaşar, Fahrettin Şedal, Zeki Erinç ve daha isimlerini sayamadığımız 70 yaşam, polisin silahından çıkan kurşunla ya da polis işkencesiyle sona erdi.  Terörle Mücadele Yasası değişikliğinin ve polis yetkilerini değiştiren yasanın Meclis'ten geçmesinin ardından ilk 6 aylık bilanço ileride yaşanacakların habercisi idi. TİHV verilerine göre, kanunun çıkmasının ardından, 1 Mayıs 2007-5 Ekim 2008 arasında en az 171 olayda 2 binden fazla kişiye polis tarafından şiddet uygulandı.

Yıllık hak ihlali raporlarına göre işkence ve kötü muamele vaka sayısı polis yasasındaki düzenlemenin henüz yürürlüğe girmediği 2007 yılında 687 iken, bu rakamın yasanın yürürlüğe girmesinin ardından 2008 yılında 1546’ya yükseldiği görülüyor. Son çeyreğine girdiğimiz 2009 yılında ise polis tarafından öldürülenlerin sayısı 14’ye ulaştı.


Polis 1 ayda neler yaptı neler

Polis son bir ayda 4 kişiyi öldürdü, yüzlerce insana işkence uyguladı.

* 52 yaşındaki Resul İlçin, Şırnak'ın İdil ilçesinde polisler tarafından gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetti. Otopsi raporunda başında 5 santimetrelik yarık ve vücudunun çeşitlik yerlerinde çürükler olduğu saptanan İlçin'in ailesi, İdil Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Öldürülen İlçin için, Emniyet Müdürlüğü binasına girdikten 15 dakika sonra polisler "düştü" dedi; İlçin hastanede öldü. Aile suç duyurusunda bulundu. Vali "Kendi düştü. Kalp ameliyatı geçirmiş" açıklaması yaptı.

* Cizre'de bir eve atılan gaz bombası 18 aylık bebeğe isabet etti. Cizre’de, eylemlere katılan kitleye karşı rasgele  kullanılan gaz bombalarından biri bir eve girdi. Eve atılan gaz bombası, annesinin kucağındaki 18 aylık Mehmet Uytun’un başına isabet etti. Beyin kanaması geçiren Mehmet, kaldırıldığı hastahanede yaşamını yitirdi.

* Hatay’da 12 Ekim 2009’da polis ekiplerinin şüpheli bulduğu motosikletliye yaptığı “dur” ihtarının ardından ateş açması sonucu motosiklette bulunan Murat Koku (28) yaşamını yitirdi.


Yine polis, yine işkence!

İstanbul Avcılar sahilindeki parkta arkadaşlarıyla birlikte şarap içen üniversite öğrencisi Güney Tuna, polisler tarafından öldürülesiye dövüldü. Polisin işkencesi sonucu hastaneye kaldırılan Tuna beyin kanaması geçirdi.

Karakoldan ayrılan Tuna’nın, kaldırıldığı hastanede, beyin kanaması geçirdiği ve sol bacağında kırık olduğu anlaşıldı. Bir süre yaşam savaşı veren Tuna’nın ailesi polisler hakkına suç duyurusunda bulundu.


'İftira, dövmedik’

Avcılar’da 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Güney Tuna’nın dövülmesiyle ilgili adliyeye sevk edilen 23 yaşındaki polis memuru Mustafa Bağcı, ‘kasten yaralama’ suçundan tutuklandı. Bağcı ve beraberinde ifadesi alınan yedi polis Tuna’yı darp ettiklerini kabul etmedi. Oysa yaşanan vahşeti bir kişi cep telefonuyla kaydetmiş ve görüntüleri basınla paylaşmıştı.


Doktor raporunda darp izi yok!

Polislere sınırsız işkence ve öldürme yetkisi veren devlet, polisini, yaşanan bu gibi durumlarda korumak için her kurumunu buna uygun pozisyonda işletiyor. Baran Tursun, Engin Çeber ve daha nicelerine uygulanan sağlık raporu Tuna için de hazırlandı. Tunay’ı işkenceden geçirip bacağını kıran polisler, Tuna için önce karakolda, sonra hastanede “darp ve cebir izine rastlanmamıştır” raporu aldırdı.

Bakırköy Dr. Sadi Konuk Hastanesi’nde Tuna’yı, yanında polis varken muayene eden Dr. E.E. Tuna’ya ‘darp izi yoktur’ raporu verdi. Böylece ortada işkenceyi gösterebilecek bir delil bırakılmayacaktı. Fakat bu organizasyon Tuna’nın beyin kanaması geçirmesiyle bozuldu. Doktor ve Tuna’yı işkenceden geçiren polis Mustafa Bağcı tarafından ortak hazırlanan sağlık raporunun ardından fenalaşan Tuna’ya yapılan tetkiklerde beyin kanaması geçirdiği ve bir bacağında kırık olduğu anlaşıldı. Bir süre kaldırıldığı hastanede yaşam savaşı veren Tuna, yapılan müdahalenin ardından yaşama tutunmayı başardı.


Polis yargılanmıyor

İnsan öldürmeyi görev sayan polisler yargılandıkları mahkemelerde komik cezalarla ödüllendirilirken, birçok polis ise mahkemeye bile çıkartılmadan görevlerine devam ediyor. Ülkemizde son dönemde medyaya da yansıyan ve polisin cinayetten yargılandığı davaların sonuçları şöyle:

* Soner Çankal adlı genci öldüren polis Vahit Karşılıyan, mahkeme tarafından tahliye edildi.

* Hatay’da Tuncay Cüzdan'ı öldüren polis yargılandığı davada beraat etti.

* Baran Tursun’u öldüren polis Oral Emre Atar 2 yıl 1 ay hapis cezası aldı. Dosya halen Yargıtay’da.

* İstanbul Avcılar’da Feyzullah Ete’yi öldüren polis 4 yıl 3 ay ceza aldı.

* Aytekin Arnavutoğlu’nu öldüren polis Bayram E. ömür boyu hapis alacaktı ki nasıl olduysa 3 yıl 6 ay hapis cezası aldı.

* Adana’da Murat Kasap’ı öldüren polis Halil İbrahim Yıldırım 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Fakat mahkeme 5 yıl süreyle cezasını erteledi.


Anasayfaya git………………………………: