• https://www.facebook.com/barantursun.v?ref=bookmarks
  • https://twitter.com/BaranTursunVakf

Ama böyle de alınmaz ki!/

Ama böyle de alınmaz ki!/TÜRKER ALKAN
 Polisin işi bu: Kuşkulanacak, izleyecek, gözaltına alacak, gerekirse sanığın tutuklanmasını sağlayacak. Kuşkusuz ki sevimsiz bir iş. Bu işlemlere maruz kalanların mutlu olması, polise hak vermesi beklenemez!
Ama polisin tüm bu işlemleri yaparken gereğinden fazla şiddet kullanmaması gerekir. Bunu beklemek vatandaşın hakkıdır.


Gösteri yapan gençleri coplamak, işçilerin gözüne biber gazı sıkmak...


Bütün suçu kitap yazmak olan kişilerin evine gece yarısı kapıyı kırıp girmek...


Karakola sağ girenin ölü çıkması...


Dayak, işkence, sopa, Filistin askısı...


Polis haklı bile olsa, bunları yaptığı zaman haksız duruma düşüyor. Saygınlığı azalıyor. Kendi işini zorlaştırıyor.



İşin kötüsü, polisler bu konuda yapılan eleştirileri de hiç önemsemiyorlar. Eleştirileri yapanların kötü niyetli, iftiracı,


yalancı olduğunu düşünüyorlar.


Geçen gün yapılan KCK operasyonunda da aynı sahneler, aynı duyarsızlıkla sergilendi. PKK’nın sivil kolu olduğu söylenen KCK örgütünün üyesi olduğu iddiası ile 70’i aşkın kişi gözaltına alındı.



Gene gece yarısı operasyonuyla. İnsanları itip kakarak.  
Akla 1994 yılında DEP milletvekili Orhan Doğan’ın Meclis’ten itilip kakarak çıkarılması geldi. Bu şekilde
gözaltına alınan kişilerin dokuz tanesi belediye başkanı. İfade vermek için karakola çağrıldığı halde gitmemiş kişiler olsa, belki bu sert davranışı hak ettiler diyebiliriz.
Ama gece yarısı polis kapılarına dayanana kadar arandıklarını bilmiyorlar!
Kürt politikacıların yeni partisi olan Barış ve Demokrasi Partisi Genel Başkanı Demir Çelik ismiyle müsemma
bir açıklama yapmış:


“Halkın seçimiyle iş başına gelen kamu görevlilerinin gözaltına alınması hukuk dışı bir uygulamadır” diyor, “arkadaşlarımızın adresleri sabit ve çağrıldıkları zaman ifade vermeye gidecekleri bilinmesi bilinmesine
rağmen yapılan bu uygulama, anti-demokratik olduğu kadar demokratik açılıma da zarar verir.”
Kamu görevlileri de elbette gözaltına alınabilir. Ama böyle değil.
Polis, bu davranışıyla çözdüğünden çok sorun yaratmaktadır.



Polisin üç şeye şiddetle ihtiyacı var:
Birincisi yeni bir örgütlenme, işe girişte ve terfide ciddiyetle uygulanacak uygulanacak ölçütler.
İkincisi, insancı, sevecen, yasalara saygılı bir polis imajı.
Üçüncüsü, bu imajı yaygınlaştıracak bir halkla ilişkiler çalışması.
Ve bir soru: Gece yarısı operasyonları ile ‘Kürt açılımı’ nasıl bağdaşacak dersiniz?
Devlet bir eliyle yaptığını öbür eliyle bozarsa, olumlu bir sonuca nasıl ulaşır?

radikal


Anasayfaya git………………………………: