• https://www.facebook.com/btv5334404579
  • https://twitter.com/BaranTursunVakf
BARAN TURSUN VAKFINA ÜYELİK
BARAN TURSUN VAKFI
Site Haritası
Polis dosyası

122-Merve Erçetin Erzurum



Erzurum Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Ekrem Özdemir yolda kız arkadaşı Merve Erçetin'i Mustafa Gökçe'yle yürürken gördü. Bunun üzerine yanlarına giderek Erçetin'e diz çöktürerek tabancasıyla ensesine ateş ederek genç kızı öldürdü.

121-Hasan Latif Kaplan-İstanbul


121-Hasan Latif Kaplan:20.09.2012 günü İstanbul Bağcılar'da eşine şiddeten gözaltına alınan 35 yaşındaki Hasan Latif Kaplan, götürüldüğü Bağcılar Asayiş böro amirliğinde, avukat görşme odasında asılı bulunudu. Baba Mustafa Kaplan:"Oğlum intihar etmedi, karakolun içinde öldürüldü" dedi 

Sabire Yaman / İstanbul

Erol Postacı /İstanbul

Baran Tursun / İzmir
İ.Halil Çoban / Ş.Urfa

Murat Konuş / İstanbul

Mehmet Uytum / Cizre

Şerzan Kurt / Muğla

Ceylan Önkol / Lice

Serkan Cedik / Bursa

Adnan Karakaş / Adana

Ahmet Sargın / Sakarya

Yahya Mnekşe / Şırnak

Özge Keyikçi / Kütahya

Uğur Kaymaz / K.Tepe

Aydın Erdem / D.Bakır

Enes Ata / D.Bakır

Çağdaş Gemik / Antalya

BARAN TURSUN DOSYASI

MAKALELER



 


  

 

 

 

115.Özgür Taşar-Yüksekova


Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde düzenlenen cenaze törenine polisin müdahale ettiği esnada kurşunla yaşamını yitirdi. Görgü tanıkları ve Taşar’ın ailesi, Özgür Taşar polis tarafından öldürüldüğünü iddia ettiler,   04.06.2012

113-Çayan Birben Yalova


Yalova'da 28.05.2012 tarihinde  bir kavgayı ayırırken polisin sıktığı biber gazından sonra baygınlık geçirdikten sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kayb etti

112 Er Selman Pınar-Batman


Er Selman Pınar 29.04.2012 günü Batman'da polis tarafından gözaltına alındıktan sonra ölü bulundu

111-Hacı Zengin İstanbul


Polis cinayeti no: 111, kurban: Hacı Zengin, Yer:İstanbul ///// İstanbul’da, polisin attığı biber gazı kapsüllerinin kafasına isabet etmesi sonucu kaldırıldığı Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

110-Kamile Özbek- Adana


Adana'da, 14 Eylül 2011'de Kamile Özbek'in, evinden ayrıldıktan sonra bir daha dönmediğini ve kendisinden haber alamadıklarını söyleyen kızı, polise başvurdu.

Yapılan araştırmada Kamile Özbek’i öldürenin Fatih Yurdakonar adında görevli polis memuru olduğu ortaya çıktı. Kadının evinin tapusunu üstüne geçiren, bankadaki paralarını da alan 19 yıllık polis Fatih Yurdakonar tutuklandı

109 Ayşe Al D.Bakır


15 Şubat günü merkez Bağlar İlçesi E Tipi Cezaevi üst köşesinde polis panzerinden sıkılan tazyikli su ile yere düşüp başını kaldırıma çarpan ve beyin kanaması geçiren 75 yaşındaki Ayşe Al, yaşamını yitirdi. 15 Şubat'tan bu yana Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi gören Al'ın sabah saatlerinde yaşamını yitirdiği öğrenildi.

108.Mahir Zorbey Aydın


Mahir Zorbey, 04.03.2012 günü, Aydın'da polis tarafından öldürüldü. Cinayete tepki gösteren Zorbey'in dedesi İbrahim Demirkaya, "Torunum, bilerek kasıtlı olarak vurulmuştur. Eğer polis düştüğünde tabanca ateşlenmişse, kurşun yere yakın seyrederdi. Nasıl olur da, kurşun 1 metre 75 santimetre sekip başına isabet eder. Hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.    Devamı oku..

107-Perihan Aktaş Manisa


Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde oturan 53 yaşındaki Perihan Aktaş, evinin önünde polis tarafından öldürüldü. Aktaşı öldüren polis teslim oldu 

105-Ali Sapan ANKARA

ANKARA / 10.11.2011: Altındağ’da görevli polis memuru Veli Akpan, önce evinde eşi Yasemin Akman'ı ve kayınvalidesi Hacer Ağlayan'ı, daha sonra görev yaptığı birimdeki amiri Ali Sapan'ı tabancayla vurdu. Polis memurunun eşi ve amiri hayatını kaybederken, kayınvalidesi yaralı olarak hastaneye kaldırıldı

104-Yasemin Akpan ANK.

ANKARA / 10.11.2011: Altındağ’da görevli polis memuru Veli Akpan, önce evinde eşi Yasemin Akpan'ı ve kayınvalidesi Hacer Ağlayan'ı, daha sonra görev yaptığı birimdeki amiri Ali Sapan'ı tabancayla vurdu. Polis memurunun eşi ve amiri hayatını kaybederken, kayınvalidesi yaralı olarak hastaneye kaldırıldı

103-Yeşim Çelik -İstanbul


Yeşim Çelik: Polisin 103. Kurbanı. KÜTAHYA Dumlupınar Üniversitesi öğrencisi Yeşim Çelik (23) 20 Şubat 2011’de yeni tanıştığı İstanbul Bağcılar’da görevli polis Salih Kaya tarafından vurularak öldürüldü. Polise göre Yeşim intihar etmişti, ama yapılan incelemede polis tarafından öldürüldüğü kesinleşti

90-Çağdaş Gemik Dosyası


17 yaşında ki Çağdaş Gemik, Antalya’da bir arkadaşıyla bisikletiyle gezerlerken, gündüz vakti polisin dur ihtrına uymaığı gerekçesiyle açılan ateş sonucu hayatını kaybetti. 
94-Tuba Korkmaz / Tunceli


TUBA KORKMAZ TUNCELİ’de polis memuru nişanlısının tabancasıyla intihar ettiği söylenen üniversite öğrencisi 21 yaşındaki Tuğba Korkmaz’ın yapılan otopsisinde intihar etmediği ve cinayete kurban gittiği yönünde deliller elde edildi.  

 

86-Şerzan Kurt Dosyası


Şerzan Kurt: Muğla’da bir polis tarafından öldürülen Şerzan Kurt’un davası, Muğla’dan Eskişehir’e alındı. Uluslararası Baran Tursun vakfı, Şerzan Kurt davasını ‘Hedef dava’ seçti  . Video izle…
92-Volkan Polat / İstanbul


VOLKAN POLAT: 6 Nisan 2006 günü Polat, arabası ile gitmekteyken, Sivil araçla Polat’ı kovalayan polisler arkadan ateş ederek aracın lastiklerini patlatmış, ardından yanına geldikleri Polat’ı göğsünden vurarak öldürmüşlerdi.
95-H.İbrahim Oruç D.bakır


Halil İbrahim Oruç: polisin silahından çıkan kurşunla ölen; silahın polis, failinin ise belirlenemeyen  polisin sorumlu olduğu 95. Ölüm olayıdır.  Halil İbrahim Oruç, polisin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetti. 
98.Metin Lokumcu / Hopa


Metin Lokumcu: Bu olay PVSK’dan sonra ki polisin sorumlu olduğu 98. Ölüm alayıdır. Metin Lokumcu polislerin vurduğu sert darbeler sonucu hayatını kaybettiği söylendi. Devamı oku..

97-Enver Turan / Hakkari


Enver Turan:15 yaşında ki Enver Turan kolluğun orantısız güç kullanması sonucu hayatını kaybetti.  23 Şubat 2010'da Hakkâri’de çıkan olaylarda, bir uzman çavuşun açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Enver Turan’ın (15)  davası Hakkari’den Yozgat’a alındı.  
100.M.Şirin Çiftçi D.Bakır


 M.Şirin Çiftçi: 2007 yılı PVSK’dan sonra failin polis olduğu 100. Ölüm olayı; Diyarbakır'ın merkez Sur İlçesi Cemal Yılmaz Mahallesi'nde, polisler, Mehmet Şirin Çiftçi (20) adlı yurttaşı kapısının önünde ateş ederek öldürdü. Dosya oku..

 

99.Doğan Teyboğa Silopi


Doğan Teyboğa: 2007  yılında yürürlüğe giren PVSK’dan sonra polisin sorumlu olduğu 99. Ölüm olayı; Şırnak’ın Silopi İlçesi'ndeki gösteriye müdahale eden polisin kullandığı gaz bombası Doğan Teyboğa'nın ölümüne neden oldu. Devamı oku..

 

96-Kazım Şeker D.Bakır


KAZIM ŞEKER: Bismil'de polis kurşunu ile öldürülen lise öğrencisi Halil İbrahim Oruç'un katillerinin bulunması talebiyle bir yürüyüş yapıldı. Polis yapılan yürüyüşe orantısız güç kullanarak saldırıya başladı.  Atılan gaz bombalarından etkilenen Kazım Şeker (60) isimli yurttaş yaşamını yitirdi.

 

91-Çiğdem Şahin / İzmir

 


ÇİĞDEM ŞAHİN: Gaziantep'ten İzmir'e geldi ve İzmir'de çevik Kuvvet'te görevli polis Anıl .K.G. ile görüştü, daha sonra görüştüğü polisin silahıyla şakağından vurulmuş halde bulundu. 

89-Özge Keyikçi / Kütahya


ÖZGE KEYİKÇİ: 17 Ekim 2009 günü,  Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde bir köy düğününde polis memurunun tabancasının ateş alması sonucu Özge Keyikçi hayatını kaybetti. 

88-Sabir Yaman / İstanbul


SABİRE YAMAN: 27.07.2010 Günü, Bakırköy İstanbul Caddesi’ndeki Tacirler Menkul Değerler A.Ş.’yi silahıyla basan E.polis memuru Vedat Gemalmaz, zarar ettiğini öne sürerek sorumlu tuttuğu şube müdürü 49 yaşındaki Erol Postacı ve 29 yaşındaki Sebire Yaman’a kurşun yağdırdı.

87-Erol Postacı / İstanbul


Erol Postacı, 27.07.2010 Günü, Bakırköy İstanbul Caddesi’ndeki Tacirler Menkul Değerler A.Ş.’yi önceki gün silahıyla basan E. polis memuru Vedat Gemalmaz, zarar ettiğini öne sürerek sorumlu tuttuğu şube müdürü 49 yaşındaki Erol Postacı ve 29 yaşındaki Sebire Yaman’a kurşun yağdırdı.

85-Hüseyin Turgut Yalova


HÜSEYİN TURGUT: Yalova’da Fatih Caddesi’nde park yeri nedeniyle çıkan tartışmada Hüseyin Turgut, polis memuru Gökmen Erkmen'in silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetti.  

 

84-Mustafa Uslu Tokat-Turhal

 


MUSTAFA USLU: Alkollü olduğu ileri sürülen Mustafa Uslu, Turhal’da otomobiliyle giderken trafik kontrolü yapan polisler ‘Dur’ ihtarında bulundu. ‘Dur’ ihtarına uymadığı belirtilen Uslu polisin arkadan açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti.

 

83-Er.Cemal Yalın Antalya


CEMAL YALIN: 5 Ağustos 2010 günü, PKK'nın şehit ettiği bildirilen askerin, polis kurşunuyla vurulduğu ortaya çıktı. Antalya'lı Er Cemal Yalın, polis merkezine doğru yürüken polisler tarafından öldürüldü.  

81-Fatih Cem İnci /İstanbul


FATİH CEM İNCİ: Bahçelievler'de bir arkadaşıyla birlikte yürüyen 23 yaşındaki Fatih Cem İnci kaldırımda çarptığı kutu nedeniyle üzeri kirlenince, "Böyle pisliklerle hep ben mi karşılaşırım" diye söylendi. Bu sözlerin kendisine söylendiğini sanan polis memuru Mustafa Atasoy (27) silahını çıkratıp, Fatih Cem İnci'yi kurşun yağmuruna tutarak öldürdü.

82-Gökhan Ergün Bursa-Nilüfer


Gökhan Ergün: Bursa'nın Nilüfer ilçesinde Cengiz Koç`a ait bir apartman dairesine, yangın merdiveninden giren 2 kişiye polis uyarı ateşi açtı. açılan ateşle Gökhan Ergün(24) hayatını kaybetti.

 

79-Feyzullah Ete İstanbul

FEYZULLAH ETE
: 22.Kasım.2007 tarihinde, Avcılar'da bir parkta otururken polis memuru Ali Mutlu tarafından göğsüne bir tekme vuruldu, göğsüne aldığı bu tekme sonucu hayatını kaybetti.
78- Alaettin Karadağ İstanbul


ALAETTİN KARADAĞ :Dur ihtarına uymadığı için on kurşunla öldürüldü. Kardeşi Abdullah Karadağ:"Dur ihtarı Sonucu Ölüm on kurşunla nasıl olur, cinayeti meşrulaştırmak için bunu uydurdular" dedi. 

80-İbrahim Özkaymaz Gaziantep


İBRAHİM ÖZKAYMAK: 28.08.2009 günü polis memurunun "uyarı ateşi" ateşi sonucu göğsüne isabet eden mermi sonucu hayatnı kaybetti. İbrahim Özkaymak, 2007 yılında yürülüğe giren PVSK'dan sonra polisn sorumlu olduğu 80. ölüm olayıdır.



Anasayfa

 

POLİS VE KIŞLA MAĞDURU AİLELER ÖRGÜTLENİYOR

İzmir'de Baran Tursun Vakfının evsahipliğinde yapılan toplantıdan sonra, Antalya'da Kışlada Şüpheli Asker Ölümleri Mağdurları Derneğinde ikinci toplantı yapıldı.  
BaranTursun Vakfı ile Şüpheli Asker ölümleri Derneğinin bundan böyle Türkiye genelinde beraber ve dayanışarak haraket edeceklerine dair, kamuoyuna yaptıkları duyuru ve ortak basın açıklaması yapıldı. Ortak basın açıklaması için....



POLİS ŞİDDETİNE MARUZ KALAN AKADEMİSYELERE ÇAĞRI:
 Sevgili hocalarımız siz olmadan eğitim olmaz, bilim olmaz,okul olmaz, kalem olmaz, çok kısaca siz olmadan çağdaşlık olmaz, uygarlık olmaz.

10 Şubat'ta çoğunuz Ankara'da polisin şiddetine maruz kaldınız, bizde maruz kaldık. Aşağılık bir polis biricik evladımızın canını bile aldı.

Evladımızın adına bir vakıf kurduk ve adını da BTV-Baran Tursun Vakfı koyduk.

BTV-Baran Tursun Vakfı'nın amacı:Polis şiddetine maruz kalan birey ve ailelerine hukuksal,rehabilitasyon ve adaptasyon hizmetlerinde bulunur ve dayanışma kültürünü geliştirir.

Sevgili hocalarım, değerli hocalarım! duydum ki sizler de, Ankara'da ve her yerde polis şiddetine maruz kalmışsınız, tıpkı bizim gibi, tıpkı diğerleri gibi ve tıpkı her kes gibi.

Şimdi BTV-Baran Tursun Vakfı'nın kuruluşu ve amacının ne kadar elzem olduğu ve isabetli olduğunu, bir ihtiyaca karşılık olduğunu anladınız mı? Lütfen gelin kuruluş amacımıza ve çalışmalarımıza güç verin.
Akademik kariyerinizle, bilginizle bize katılın, bizimle dayanışın ve Baran Tursun vakfına üye olunuz.
Polis şiddeti bittene dek, polis şiddetini toplumda sürekli tartışılır tutmamıza katkı sağlayınız. SAYGILARIMIZLA


KAPATILMA TEDİRGİNLİĞİ  

DÜN:Baran Tursun Vakfında, Denge ve Denetleme Ağının, Ege bölgesi çevre iller, Sivil Toplum örgütleri temsilciler toplantısı yapıldı. Toplantıda tartışma konularından biri de, katılan 28 STK temsilcilerine; "Kapatılma tedirginliği yaşıyor musnuz" sorulmuştu.
Bizler Baran Tursun Vakfı olarak ürkekçe, çok cılız bir sesle "Hayır" demiştik.

BUGÜN: Basında kapatılan Dernek-Vakıf isimlerini görünce, bu sefer korka-korka listede adımızı aradık.
 

TEŞEKKÜRLER SGDF

KARŞIYAKA’DA “SURUÇ İÇİN ADALET, BARAN TURSUN İÇİN ADALET” ARAYIŞI YAPILDI 

Bizler, Baran Tursun vakfı, üyeleri ve ailesi olarak; Suruç'ta yitirilen düş yolcuları anısına başlattıkları "Suruç İçin Adalet, Herkes İçin Adalet" kampanyasında,biz polis mağduru ailelerin adalet arayışına da yer verdikleri için SGDF teşekkür ederiz.


BARAN TURSUN AİLESİYLE DAYNIŞMAYA DAVET
Bu adalet eyleminde kurumsal devlet şiddetine maruz kalan herkesi Baran Tursun
ailesiyle dayanışmaya davet ediyoruz.

BARAN TURSUN VAKFI KÜLTÜR MERKEZİ AÇILDI
Polis şiddeti bu kütüphanede toplanacak
 İZMİR (DİHA) - Bayraklı'da polis kurşunuyla katledilen Baran Tursun için hukuk mücadelesini sürdüren Baran Tursun Vakfı bünyesinden kurulan Kültür Merkezi, 8 bin kitaplık kütüphane oluşturdu. Baran Tursun Kültür Merkezi Başkanı Mehmet Tursun, devlet şiddetiyle ilgili kitap bulmak isteyenler için kütüphanenin bir kaynak olacağını söyledi. 

 İzmir'in Bayraklı ilçesinde, 25 Kasım 2007'de polis ekiplerinin "dur" ihtarına uymadığı iddiasıyla açılan ateş sonucu yaşamını yitiren 20 yaşındaki Baran Tursun adına açılan Baran Tursun Vakfı, şimdi de devlet şiddetine maruz kalmış aile ve bireylerle dayanışmak için Karşıyaka ilçesinde Baran Tursun Kültür Merkezi'ni kurdu. Kültür merkezi bünyesinde ise 8 bin kitaplık kütüphane kuruldu. Baran Tursun Kültür Merkezi Başkanı Mehmet Tursun, kütüphaneye kitap bağış çağrısında bulundu. Devamı oku...

AHMET SÜLÜŞOĞLU CİNAYET ZANLISI İSTANBUL EMNİYET MÜDÜR YARDIMCISI CELAL YILMAZ TUTUKLANDI

 Baran Tursun vakfının “Hedef davalarından” Ahmet Sülüşoğlu dava duruşması Bakırköy 2.Ağır Ceza Mahkemesin de görüldü. 4,5 saat süren yargılama sonucunda katil zanlısı emniyet müdürü için tutuklama kararı çıktı.

Duruşma salonunun dar oluşu nedeniyle Sülüşoğlu ailesinden 6 kişi duruşma salonuna alındı. Davada gizlilik kararı olmamasına rağmen, basın mensupları ve davayı izlemek için adliyeye gelen sivil toplum örgütlerini duruşma salonuna almadılar. Ancak Baran Tursun Vakfı avukatlarının mahkeme başkanı Asuman Yetiş ile görüşmesinden sonra, yalnızca BARAN TURSUN VAKFI kurucu başkanı Mehmet Tursun ve İstanbul MAZLUMDER başkanı Ramazan Beyhan izleyici olarak duruşma salonuna alındılar.

Olay anı görüntülerinin izlendiği duruşmada maktulun yengesi Serpil Sülüşoğlu ve diğer aile bireyleri hıçkırıklarla ağladılar. Cinayetin görüntüleri izlenirken sanık polis müdürünün bariz bir şekilde titrediğini ve yüzünün sarardığını gördük Devamı oku...



BARAN TURSUN AİLESİ İÇİN, KOVUŞTURMANIN ERTELENMESİ KARARI VERİLDİ

Baran Tursun’un ailesi, biricik oğullarının katili Oral Emre Atar’ı 3 yıl içinde (Tekrar) hakaret veya tehdit ederlerse, ertelenen kovuşturmaya devam edilecek.  Böylece ertelenen ceza davası, Tursun ailesinin üzerinde “Demoklesin kılıcı” gibi sallanmaya ve tehdit etmeye devam edecektir.

 Baran Tursun’un katili polis memuru Oral Emre Atar’a hakaret ve tehdit, yargı görevi yapanları etkileme suçlarında yargılanan Tursun ailesinin yakınları hakkında, Karşıyaka 3.Asliye Ceza Mahkemesince  Kovuşturmanın ertelenmesine karar verildi.

Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/337 E dosyasında yargılanan Baran Tursun’un annesi Berin, Babası Mehmet, ablası Şelale ve amcası Süleyman Tursun için 6352 sayılı yasanın geçici ½ maddesine göre tüm sanıklar yönünden erteleme kararının verildiği tarihten itibaren 3 yıllık süre içinde yeni bir suç işlememesi halinde düşme kararı verileceği, yeni bir suç işlemesi halinde ise bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkum olunduğu taktirde erteleme kovuşturmaya devam olunacağına İHTARINA….  Karar verildi.

Katil polis memuru Oral emre Atar görevine şen-şakrak devam ederken, canice öldürdüğü Baran Tursun’un ailesi mahkemelerde sürünmektedir. Ayrıca, geçen Nisan ayında da Karşıyaka 5 Asliye Ceza Mahkemesi Tursun ailesi hakkında kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmişti.


İÇ GÜVENLİK YASASI VEYA TOPLUMLA MÜCADELE YASASI

Kamuoyunda Toplumla mücadele Yasası olarak bilinen, İç Güvenlik yasasında yapılan ölümcül değişiklikler, demokratik süreçlerin ve mekanizmaların işlerliğe kavuşması talebiyle oluşacak toplumsal refleksleri, şiddet uygulayarak, zor ve silah kullanarak bertaraf etmenin yolunu açtılar.

Polisin öngörüsü ve taktiri ile zor ve silah kullanma serbestisini getiren PVSK yasası, yeni yasama döneminde iptal edilsin veya çok sıkı kısıtlamalar getirilsin.

   “Yeni Yasama döneminde derhal iptal edilsin”

KAMPANYA SÜRECİ BAŞLATILACAK .....
Polis kurşunu ölmleri 186


 


 

Baran Tursun Vakfı’na “dur ihtarı”

 TANER UYANIKER/İZMİR:Baran Tursun 2007 yılında ‘dur ihtarına’ uymadığı gerekçesiyle polis kurşunuyla hayatını kaybetti. Bu olay sonucu polis memuru iki yıl ceza aldı. Acılı aile cezayı bu ceza sonucu hukuk mücadelesini sürdürürken bir taraftan da çocukları için açtıkları Baran Tursun Vakfı’yla ismini yaşatmaya çalışıyor. Bu vakfa yönelik geçtiğimiz günlerde açılan kapatma davası nedeniyle aile bir kez daha şok yaşadı. Kapatma davası sürecini Baran Tursun’un babası Mehmet Tursun ile konuştuk

Baran Tursun, 25 Kasım 2007 tarihinde, arkadaşlarıyla Karşıyaka’da yaptığı doğum günü kutlamasından otomobili ile evine dönerken, Bayraklı yol kenarında bekleyen polislerin yanından geçmektedir. Polisler yanlarından geçip uzaklaşan Baran’a otomobil farları ile selektör yaparlar. 450 metre mesafeden otomobil farları ile Baran Tursun’a yapılan selektör, mahkeme kayıtlarına “Baran Tursun’a dur ihtarı yapıldı” diye geçmektedir. Devamı oku...


BARAN TURSUN VAKFI KAPATILIYOR MU?
Başbakan'ın cevaplandırması istemiyle, CHP Genel Başakan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu TBMM Başkanlığına soru önergesi verdi... Ayrıntılar

ÇOCUKLARI ÖLDÜRÜLENLERİN SUÇLU BULUNDUĞU ÜLKE

 Bugün/11.03.2015:Tursun ailesinin başına gelenleri bir romanda okusak, yazarın çok abarttığını düşünebilirdik...

Çocuğunu kaybetmiş bir aile karşısında adalet sisteminin büründüğü acımasızlık örtüsü, inandırıcılıktan uzak gelebilirdi birçoğumuza...

Oğulları polis kurşunuyla öldürülmüş bir ailenin, neredeyse tüm fertlerinin, o polise, avukatına hakaret ettiler falan diye hapis cezalarına çarptırıldığı kaç örnek olabilir ki dünyada?

Ama Türkiye’de oluyor...

* * *

Baran Tursun, 2007 yılının Kasım ayında İzmir’de sabaha karşı polis tarafından vurularak öldürülüyor. Devamı oku...


BARAN TURSUN VAKFINI KAPATMA SÜRECİ BAŞLADI

İçişleri Bakanlığı kesin emir verdi: "Baran Tursun Vakfını kapatın" 
Emir (Yazı) Vakıflar Genel Müdürlüğüne 18 Şubat 2015 tarihinde tebliğ edildi. Böylece kapatma süreci başladı.

Mehmet Tursun:"Katil polis oğlumuzun canını aldı. Oğlumuzun canı ve kanı bunlara yetmemiş olmalı ki; bu sefer de, Baran Tursun vakfını kapatmakla malımızı almak istiyorlar. Bizi canımızıdan ettiler, şimdi de malımızdan etmek istiyorlar" dedi


Baran Tursun Vakfının kapatılması için verilen emri (Tebliğ edilen yazı) büyük bir toplumsal dayanışma ile işlevsiz kılacağız.Tüm Sivil Toplum Örgütlerinden Baran Tursun Vakfına büyük destek var.

Haykıracağız ve soracağız; Biz ne yaptık?

+Molotof attık mı,

+Bilye ve taşla polisin gözünü çıkarttık mı, kafasını kırdık mı,

+Kamu hukukunu ilgilendiren bir eylemimiz oldu mu, 

+NAMUSLU POLİSİ İLE KATİL POLİSİ AYRI TUTMADIK MI, 

+Beraber olduğumuz bu acılı aileler, evlatlarını öldürdüğünüz anne ve babalar değiller mi? 

HEPSİNE EVET:

Eeee ne diye Baran Tursun Vakfını kapatıyorsunuz



 Baran Tursun Vakfı

 Cumhuriyet 10.03.2015/ 25 Kasım 2007’de üniversite öğrencisi Baran Tursun 19’undan 20’sine girerken doğum gününü arkadaşlarıyla birlikte Alsancak’ta kutladı. 
Akşam erkenden masaya oturdular sabah erkenden kalktılar... Gecenin ilerleyen saatlerinde Karşıyaka’daki evlerine giderken Bayraklı yakınlarında araçtaki 4 arkadaş polisin selektör yaptığını gördüler, ama bir şeye de yoramadılar. Hatta esprisini bile yaptılar; yoksa polis de mi doğum günlerini kutluyordu! 
Karşıyaka girişinde bir başka polis aracı onları başka türlü bekliyordu. Bayraklı kontrol noktasını 2 dakika geçti geçmedi, onları durdurmaya çalışan Karşıyaka girişindeki polis, dilini değil silahını kullandı. Baran Tursun, polisin açtığı ateşle son nefesini vermeden polis onu kurtarmak için çaba harcamak yerine olaya kaza süsü vermeyi yeğledi. Devamı oku...


"Suçişleri Bakanlığı"
 Cumhuriyet 12.02.2015/
 İki gündür, 25 Kasım 2007’de arkadaşlarıyla doğum günü kutlamasından dönerken İzmir Bayraklı-Karşıyaka yolunda polis kurşunuyla öldürülen Baran Tursun’un babası Mehmet Tursun ile birlikteyiz. Oğlunun ölümünden sonra Baran Tursun Vakfı’nı kurarak yaşamını, bu şekilde canı yanan ailelere adayan Mehmet Tursun’un 8 yıldır yaşadıkları, sürdürmekte olduğu hukuk mücadelesi bir belgesel olur. devamı oku..




                                    K A M U O Y U N A

Polisin Öngörüsü, Makul Şüphesi ve Taktiri Sonucunda 183 Kişi Öldü
                        

Haziran 2007 yılında Meclis İçişleri komisyonunda dahi görüşülmeden alelacele TBMM genel kuruluna sunulan ve kabul edilen 2559 sayılı Kanunun 16. Maddesine eklenen “Kendi öngörüsü ve taktiri ile zor ve silah kullanma” serbestîsini getiren polis yasası, bir asayiş yasasından öte, toplumla mücadele yasası olarak hayatımıza girdiği malumunuzdur. 

Haziran 2007 yılında yasallaşan bu haliyle, polise silah kullanma serbestîsinden ziyade, polise öldürme serbestîsi verilmiştir. Zira kanunun yürürlüğe girdiği 2007 yılından bu güne dek, polisin öngörüsü veya soyut kavramlara dayalı makul şüphesi sonucu 183 kişinin yaşam hakları ihlal edilmiştir. Devleti korumak ve kollamak’ adına işlenen bu cinayetler, insan hakları ve hukuk ihlâlleri, devletin bekâsının her şeyin önüne geçtiği Türkiye'de olağandan sayılmaktadır.

Devletin bekası uğruna, bireylerin hak ve özgürlüklerini askıya alan kanunlardan birisi olan PVSK’nın, Uluslararası standartlar göz önüne alınmaksızın düzenlenmesi sonucunda, birkaç yıl içerisinde aralarında bebeklerin, çocukların ve yetişkinlerin de olduğu yüzlerce kişinin ölümünden polis sorumlu tutularak yargılanmış, sembolik veya "erteli cezalara" çarptırılmıştır. Öldürme olaylarına karışan polislerin çoğu görevlerine halen devam etmektedirler.

 Failin polis olduğu bu neviden davalarda, yargı açıkça taraf olmuştur. Yargının bu tarafgir müsamahası sonucunda, ülkemizde polisin öldürme gücü artmış, hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği kadar yükselmiş ve seri cinayetler haline dönüşmesi teşvik edilmiştir.

TALEBİMİZ: PVSK'da değişiklik ön gören ve polise öldürme yetkisini veren yasa tasarılarının TBMM'de olduğu bir dönemde, ekte sunduğumuz "Failin Polis Olduğu Ölüm Olayları Raporu" nu tetkik etmenizi ve 2559 sayılı Kanunun 16. Maddesine eklenen “Kendi öngörüsü ve taktiri ile zor ve silah kullanma” serbestisine kısıtlamalar getirilmesi için çalışmalar yapılmasını, bircik evlatlarını polis kurşununa kurban vermiş (BİZ) aileler adına TÜRKİYE KAMUOYUNDAN arz ve talep ederim. 

                                                                   

                                                                Mehmet Tursun

                                       Baran Tursun Vakfı Başkanı  / Tel: 533 440 45 79

                                     1870 sokak Baran Tursun Ap. No: 42/1 K.Yaka- İzmir  

 Ek: Failin polis olduğu ölüm olayları Raporu (183 kişinin tam listesi) (2007-2015)     




BARAN TURSUN'UN KATİLİ PARA İSTİYOR
Baran'ın canını alan katil polis Oral Emre Atar, ailesinin malını da almak istiyor
 Baran'ın babası Mehmet Tursun: "Oğlumuzun katiline para ödemek kanımıza dokunuyor" dedi

Baba Mehmet Tursun, "Oğlumuzun katiline para ödemek kanımıza, canımıza dokunuyor. Bizler çok büyük ve ağır insan hakları ihlallaerine  maruz kaldık, dolayısıyla biricik oğlumuz baran Tursun cinayeti ile ilintili hiçbir mahkemeyi ve kararını tanımıyoruz" dedi. Tursun, Türkiye'de katillerin korunduğu, beyler gibi yaşandığı ve makul duruma geldiği biz mağdurlar için travmatik durumu gösterebilmek için cezayı ödemediklerini belirterek, "İbreti alem olsun diye dairelerin satışına itiraz etmeyeceğiz. Herkes ülkesindeki katillerin nasıl korunduğunu görsün" dedi.

İzmir'de 25 Kasım 2007 tarihinde, bir akşam otomobili ile evine dönerken 'dur' ihtarına uymadığı iddiasıyla polis Oral Emre Atar tarafından öldürülen Baran Tursun'un ailesinin evlerine haciz kondu. 
CEZA 1.734 TL, HACİZ 5 TRİLYONU BULAN DAİRELERE... Devam oku...

BARAN TURSUN VAKFININ 'POLİS CİNAYETLERİ RAPORU' İÇİN, KARŞIYAKA C.BAŞSAVCILIĞI TAKİPSİZLİK KARARI VERDİ

Emniyet Genel Müdürlüğü polis cinayetleri raporundan rahatsız olduğu için Karşıyaka C.Başsavcılığına "T.C  Hükümeti, Emniyet Teşkilatını Alenen Aşağılama" iddiasıyla Mehmet Tursun hakkında şikayetçi olmuştu


 Baran Tursun Vakfının önemli  veri tabanına sahip ve Birleşmiş Milletlerin Raporlarına konu olacak kadar önem arz eden; "Failin Polis Olduğu Ölüm Olayları Rapor"  için Emniyet Genel Müdürlüğü daha önce, Baran Tursun Vakfına yazı yazarak, kısaca; Raporun derhal kaldırılmasını, kaldırılmaması durumunda yasal yollara başvurulacağı belirtilmişti.


Baran Tursun Vakfı Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderdiği  cevabi yazıda:"Polis cinayetlerinin olağan hale geldiği ülkemizde, Emniyet Genel Müdürlüğünün yapacağı doğru şeyin, polis cinayetlerini teşhir eden raporlarından rahatsız olmak veya kaldırtmak değil, polis cinayetlerinin önüne geçmektir. Bundan ötürü de talebiniz uygun bulunmamıştır" denildi.

Bu cevabi yazıdan sonra, Emniyet Genel Müdürlüğü; 14.05.2014 tarihinde Karşıya Cumhuriyet Baş savcılığına müracaat ederek, Baran Tursun Vakıfı Başkanı Mehmet Tursun hakkında "T.C  Hükümeti, Emniyet Teşkilatını Alenen Aşağılama" iddiasıyla, TCK'nun 301/2. Maddesine göre  suç duyurusunda bulunmuştu.

Bu suç duyurusu üzerine Karşıyaka C.Başsavcılığı inceleme ve tetkiklerini bitirdikten sonra, 2014/10405 S. ve 2014/9950 K. sayı ile, KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR verildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünün kaldırılmasını istediği ve şikayetçi olduğu, "Failin polis olduğu Ölüm Olayları Raporu" Tam metni için....






PVSK (Polis Kanunu) DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN TBMM'DE EL KALDIRAN MİLLETVEKİLLERİ:
(Şu anda çocuklarınızla ne yapıyorsunuz bilmiyoruz ama 174 çocuğumuzun kanının dökülmesinden ve canının alınmasından sizinde sorumluluğunuzun olduğunu umutmayınız) 

 Aşağıda ki fotoğraflara iyyicene bakınız; aralarında bebekler var, çocuklar var, kadınlar-kızlar var, yaşlılar var, polisten kaçmayı dahi bilmeyenler vardır. Sizler o gün (Polis Kanunu) PVSK değişikliğine evet demekle polise pervasızca silah kullanma ve 'öldürme' yetkisini verdiniz. Polise verdiğiniz bu yetki ile 174 evladımızın kanına girdiler, canını aldılar. Tüm bunlar, sizin polise verdiğiniz 'öldürme' yetkisiyle oldu. Geriye bakınız, o gün yaptığınızı bu gün beğeniyor musunuz? 

Anlamanız için laflarımı sadeleştireyim; bir atom zerreciği kadar, zerre-i miskal kadar, gerek polise karşı, gerekse kamu hukukunu ilgilendiren bir konuda her hangi bir şiddet fiili olmadığı halde: Baran Tursun (20) /İzmir, Feyzullah Ete (26) /İstanbul, İ.Halil Çoban (17) /Ş.Urfa, Enes Ata (8) /D.Bakır, Çağdaş Gemik (17) /Antalya, Uğur Kurt (34) /İstanbul, Emrah Barlak (24) /İzmir, Mazlum Akay (9) /Adana, Diren Basan (10)/Şırnak, Enver Turan (15) /Hakkari, Furkan Akşil (12) /Silopi'de polis tarafından öldürülen 174 evladımızdan bir kaçı. Bu çocuklarımızdan hangisi öldürülmeyi hak etmişti, hiç merak ettiniz mi?

Sizler şu anda çocuklarınızla ne yapıyorsunuz, ne ediyorsunuz bilmiyoruz. Eğer 2007 yılında PVSK'da yapılan değişikliğe 'Evet' demiş iseniz, buna emin olun ki, bizim çocuklarımızın DÖKÜLEN KANINDAN, ALINAN CANINDAN SİZ (DE) SORUMLUSUNUZ. Bize göre, bizim vicdanlarımızda, en az çocuklarımızın canına kıyan katiller kadar sorumlu olduğunuzu düşünüyoruz.


BARAN TURSUN VAKFININ SOSYAL MEDYA ETKİNLİĞİ
1-  Baran Tursun Vakfı Twitter'da, 7.4 MİLYON Türkiye 
kullanıcısı sıralamasında 3.294. sıradadır. Aktif Twitter kullanıcılarının %99'undan daha popülerdir LİNK: http://www.starmetre.com/one/BaranTursunVakf 

 2- Baran Tursun vakfını Twitter'da takip eden ve milyonların üzerinde takipçisi olan ünlü şahsiyetlerden bir kaç tane:
+Ezgi Başaran: 516.000 takipçi
+Barış Atay: 456.000 takipçi
+Selahattin Demirtaş: 452.000 takipçi
+Can Ataklı : 361.000 takipçi
+Abdurrahman Dilipak:361.000 takipçi
+Harun Tekin: 353.000 takipçi
+Özgür Mumcu:340.000 takipçi
+Kanat Atkaya:286.000 takipçi
+Hayko Bağdat: 220.000 takipçi
+Gültan Kışanak:174.000 takipçi
+Barış Yarkardaş:152.000 takipçi
+İsmail Saymaz:124.000 takipçi
+A.Kadir Selvi: 100.000 takipçi
+Mithat Sancar:66.000 takipçi
+Hüseyin Aygün:100.000 takipçi
+Umur Talu:106.000 takipçi
BARAN TURSUN VAKFINI TAKİP EDEN ÜNLÜ TAKİPÇİLER/ LİNK:
http://www.starmetre.com/myclb.php?profile=BaranTursunVakf++

ŞERZAN KURT DAVASI 25 ARALIK 2014 GÜNÜNE ERTELENDİ

 Duruşmanın ardından Şerzan Kurt'un babası Ömer Kurt, bir açıklama yaptı. Eylemde tüm kontrollerin polisin elinde bulunduğunu ona rağmen polisin silahını çekerek Şerzan'ı vurduğunu belirten baba Kurt, adaletin tecelli etmesi gerektiğini ifade etti. Kurt, "Eğer adalet tecelli etmezse oğlumu öldüren polis ve arkasındaki güçler öldürmeye devam edecekler" dedi. 

 

 EMRAH BARLAK:
İzmir'in Karabağlar ilçesinde 12 Ağustos 2012 tarihinde yaşanan trafik kazası sonrasında çıkan tartışmada polis İmran Kahya'nın sıktığı üç kurşunla yaşamını yitiren Emrah Barlak davasının karar duruşması İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Davaya Barlak ailesi, ailenim avukatları ve olayın başından beri aile ile dayanışma içinde olan Baran Tursun vakfı, Mazlumder İzmir, Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir ve polis mağduru aileler katıldı. dava karar için 28.11.2014 tarihine ertelendi.



"ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ VE TÜRKİYE" KONULU KONFERANS ADANA'DA YAPILDI 

UCMK Türkiye yürütme kurulu üyeleri:Mehmet Tursun (Baran Tursun Vakfı adına) Öztürk Türkdoğan (Dönem sözcüsü, İHD ), Yard.Doç. Dr.Günal Kurşun (İHGD adına) katıldı. Ayrıca konferansın başından sonuna kadar sevk,idare ve organize eden İHOP'tan Barış Karacasu katıldı.

Adana Barosu tarafından düzenlenen 'Uluslar arası Ceza Muhakemesi ve Türkiye' konulu konferans yapıldı. Seyhan Oteli'nde gerçekleşen konferansa; UCMK Dönem Sözcüsü - İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan (UCMK ve Faaliyetleri', Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Günal Kurşun, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Devrim Aydın konuşmacı oldu. Adana Barosu Başkanı Avukat Mengücek Gazi Çıtırık, programda yaptığı konuşmada; Devamı oku...


ÇAĞRI DANIŞMAN ANTALYA'DA İŞKENCE İLE ÖLDÜRÜLDÜ

ANTALYA MAHKEMELERİ TAKİPSİZLİK KARARI VERDİ

Dava Anayasa mahkemesine götürüldü

+ANAYASA MAHKEMESİ KISACA:"İşkence var,öldürme var takipsizlik veremezsin" dedi


AYM’den ‘yaşam hakkı’ kararı

2012’de polisten aldığı darbeyle hayatını kaybeden gencin ailesinin açtığı dava kabul edildi. AYM, “Polislere takipsizlik verilmesi Anayasa’ya uygun değil” dedi

 Hükümet, iç güvenlik paketiyle güvenlik güçlerine yargısız infazlara varacak ilave yetkiler tanımaya hazırlanırken, Anayasa Mahkemesi, (AYM) tam da bu konuda ciddi bir ihlal tespitiyle devleti mahkûm etti. Güvenlik kuvvetlerinin silah kullanması yetkisinin sınırsız olmadığına, bu duruma ancak son çare olarak kullanabileceğine dikkat çeken AYM, Devletin yaşam hakkıyla ilgili iddiaları ciddiye alması uyarısını yaptı. AYM, savcıların yargısız infaz iddiasıyla ilgili soruşturmalarda takipsizlik kararı vererek ‘cezasız’ bırakma yetkileri olmadığı, bu yetkinin ancak ceza mahkemesine ait olduğuna dikkat çekti. AYM, savcılığın takipsizlik kararıyla dosyayı kapatmasını ‘yaşam hakkının gerektirdiği etkili soruşturma yapma yükümlülüğünün ihlali’ olarak gördü. Daha önemlisi AYM, ihlal tespitiyle de yetinmedi ve söz konusu yargısız infaz iddiasını, yeniden ve etkili şekilde soruşturması için kararın bir örneğini de ilgili savcılığa gönderdi.

CEZASINI SEN KESEMEZSİN

AYM’nin buna ilişkin kararı 2012 yılında Antalya’da 3 polisin öldüğü çatışmada yaralı yakalanan, ancak açılan ateşle yaşamını yitiren 35 yaşındaki şizofreni hastası Çağrı Danışman’ın Babası Cemil tarafından yapılan Bireysel Başvuruda verildi. Baba Cemil Danışman, yaptığı başvurusunda, özetle şu iddialarda bulunmuştu:

“Silah kullanılmasını gerektiren bir durum söz konusu olmadığı halde güvenlik güçlerince yapılan operasyonda gereksiz bir şekilde silah kullanılarak yaralı ele geçirilen oğlumun ölümüne sebebiyet verildi.”

AYM, yaşam hakkıyla ilgili esastan ihlal kararı vermezken; olayla ilgili usuli ihlal kararlarıyla devleti mahkum etti. AYM, başvuruyu, anayasadaki hem yaşam hakkı hem de işkence ve eziyet yasaklarıyla ilgili maddeler yönünden ‘etkili soruşturma yapılmaması nedeniyle’ hak usuli ihlallerine karar verdi.

AYM’DEN HÜKÜMETE UYARI

AYM’nin kararında polise yeniden keyfi öldürme yetkisini de kapsayabilecek ek yetkiler vermeye hazırlanan hükümete bir hatırlatması da oldu. O da AYM’nin polise dur ihtarı olmadan hedefe doğrudan ve duraksamasız ateş etme yetkisi veren önceki düzenlemeleri iptal ettiği 1986 ve 1999 tarihli kendi kararları oldu. 



 Baran Tursun Event / Crime Scene Izmir              (Read more...)




 YAŞAM HAKKI PLATFORMU GİRİŞİMİ

Yaşama hakkı dokunulmaz, vazgeçilmez, doğal,  evrensel hukuki en temel haktır. Doğal yaşamı ve canlılığın doğal akışını savunmak,  insanlığın kadim moral değerlerini ortaklaştırmak, halklar arası barışı savunmak demektir.

  Son yıllarda ülkemizde ve dünyada meydana gelen Gezi Direnişi gibi toplumsal eylemler, devlete karşı hak arama bilincinin gelişmesini sağladı. Yurttaşlık bilinciyle gelişen bireysel hak arama mücadelesi,  özgürlük ve demokrasiye duyulan ihtiyaçlar paralelinde, toplumsal refleks haline geldi.  Gezi olaylarıyla açığa çıkan bu toplumsal refleks, İstanbul Taksim'den İzmir Gündoğdu Meydanı'na, Ankara Kızılay'dan Diyarbakır Lice'ye kadar toplumsal bir isyana dönüştü. Devlet şiddetine karşı kendiliğinden gelişen bu toplumsal reflekse karşı, kamu oyunda "Toplumla Mücadele Yasası" olarak da bilinen PVSK (Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu) ile kolluk, adeta topluma karşı bir "Cephe Savaşı" başlattı.  Gezi eylemlerinde de anlaşıldığı gibi hak arayanlara karşı; kolluğun şiddet uygulaması, silah ve gaz bombası kullanma serbestîsine sahip olduğu, bu serbesti ile adam öldürme, orantısız güç ve kötü muameleye yönelme, sokakları adeta savaş alanına çevirdi ve halkı terörize etti.  

Kolluğun; kötü muamele, adam öldürme ve hatta kameraların önünde şiddet uygulama gücü her gün artarak devam etmiş ve olağan hale getirilmiştir. Kolluğun, olağanlaşan şiddete tereddüt göstermeden başvurmaları sonucunda, yaşama hakkı ihlallerinde önemli artışlar meydana gelmiştir. Birkaç yıl içinde, onlarcası karakollarda olmak üzere, yüzlerce kişinin ölümünden kolluk sorumlu tutulmuştur. Dolayısıyla kolluk, yaşama hakkını sürekli ve çekincesiz biçimde ihlal etmiştir. Kolluğun bu ihlalleri Dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle öldürmesinden tutun, gözaltındaki ölümlere kadar, çok geniş bir yelpazede kendini göstermektedir. Öldürme fiili, kolluğun adeta olağan görevleri arasına girmiştir.

Devletin bekası uğruna, bireylerin hak ve özgürlüklerini askıya alan kanunlardan birisi olan PVSK’nın uluslararası standartlar göz önüne alınmaksızın düzenlenmesi sonucunda, birkaç yıl içerisinde aralarında bebeklerin, çocukların ve yetişkinlerin de olduğu yüzlerce kişinin ölümünden kolluk sorumlu tutularak yargılanmış ve sembolik olarak erteli 'cezalara' çarptırılmıştır. Failin kolluk olduğu bu neviden davalarda, yargı açıkça taraf olmuştur. Yargının bu tarafgir müsamahası sonucunda, ülkemizde polisin öldürme gücü artmış, hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği kadar yükselmiş ve seri cinayetler haline dönüşmesi teşvik edilmiştir.

 Ülkemizin batısında Gezi Direnişi ile ivme kazanan ve doğusunda Lice ile Türkiye'nin geneline yayılan sivil itaatsizlik eylemleri, devletin gayrı insani ve organize şiddetine karşı ortak bir savunma hattına dönüştürülememiştir. Bu deneyimlerin halklarımıza öğrettiği ve kazandırdıkları doğrultusunda, ülkemizin batısından doğusuna, Gezi'den Lice'ye toplumsal ortak bir refleks oluşturulması için YAŞAM HAKKI PLATFORMU kurulmuştur. Direniş biçimlerinin çeşitliliği tanınmalı ve ortaklaştırılması esas alınmalıdır.

 Gezi’den sonra akılda kalan ve en çok konuşulan konular arasında Gezi’deki dayanışmacı, paylaşımcı ruh "artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı" inancıdır.  Hepimizin bu süreçten dönüşüm ve değişim adına bir şeyler çıkarmaya çalıştığı gerçektir. Evrensel insan haklarına dayalı ve tüm canlıların yaşam hakkının kutsallığını esas alan bu YAŞAM HAKKI PLATFORMU'nu bireysel ve kurumsal katılım ve katkılarınızla birlikte oluşturmaya çağırıyoruz. 

İletişim:
Aydın Dinçoğul /Tel : 0 541 962 42 62

Ali Akgök / Tel : 0542 894 17 46

Mehmet Tursun: 0 533 440 45 79

Ali Akgök - Aydın Dinçoğul - Mehmet Tursun - Hakan Çalışkan -Mehmet Yaycı – Gülsen Kaptan – Tamer Kekeç –   Baran Tursun Vakfı – Çağlar Keleş- Deniz Demir- Abdulkadir Bal- Caner Canlı-Ali Fuat Karaöz-Servet Ali Çınar- Ulaş Üstündağ        





 EMEKLİ POLİS MEMURU VOLKAN TOPÇU FERYAT EDİYOR

BURAK TOPÇU'YU ÖLDÜREN POLİSE 4 YIL CEZA VERİLDİ   

BURAK TOPÇU OLAYI: Eylül 2012 günü saat 00.15 civarında, çift çıkış ve tek iniş olmak üzere toplam üç şeritli olan Eskişehir ili Yıldıztepe Mahallesi Şehit Yüzbaşı Tuncer Güngör Caddesi’nde,  26 A 4849 plaka sayılı Emniyet Müdürlüğüne ait hizmet aracını kullanan Polis Memuru Bülent OK’un, süratli araç kullanması ve hatalı araç sollaması nedeniyle, Hava İkmal Bakım Komutanlığında Uçak Bakım Elektronik Teknisyeni olarak görev yapan 23 yaşındaki Burak TOPÇU Hayatını kaybetmiştir.

Baba Volkan Topçu:"Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü görevlilerinin tutmuş olduğu Trafik Kazası Tespit tutanağında; suçlu polisi kurtarmak amacıyla Oğlumuz Burak TOPÇU % 100 suçlu bulunmuştur. Olaydan sonra sözkonusu polis memuru açığa alınmamış, tutuklanmamıştır. Çünkü Polis memuru yalan söylemektedir ve tutulan raporlar polisi kurtaracak tarzda tanzim edilmiştir" dedi.

DAVA SONUÇU:Bu olayda yargılanan polis memuru Bülent Ok 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Acılı baba emekli polis memuru Volkan Topçu'un kaleminde oğlu Burak Topçu'un olayı Devamı oku..




POLİS ŞİDDETİNE KARŞI BİR VAKIF DAHA
POLİS ŞİDDETİ SONUCU YAŞAMA HAKKI İHLAL EDİLEN BARAN TURSUN ADINA KURULAN BARAN TURSUN VAKFINDAN SONRA, POLİS VE SİVİL TETİKÇİLERİN ŞİDDETİNE MARUZ KALIP YAŞAMA HAKKI İHLAL EDİLEN ALİ İSMAİL KORKMAZ ADINA VAKIF KURULDU

 Eskişehir’de, Gezi Parkı olaylarında hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz adına vakıf (ALİKEV) kuruldu.

Resmi Gazete’de ilanı yapılan ve tescil kararı Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen vakfın kurucuları: Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz, babası Şehap Korkmaz, ağabeyi Gürkan Korkmaz ile kız kardeşleri Aylin Taktuk ve Melike Çakırkaya.

50 bin TL mal varlığıyla kurulan vakfın kuruluş amacı bölümünde şu ifadeler yer alıyor:

"Ali İsmail Korkmaz anısına ve onun anısını yaşatmak için toplumsal birlik ve beraberliğin sağlanması, demokrasi ve toplumsal barış kültürünün gelişmesi, toplumsal şiddetin azaltılması amacıyla sosyal, kültürel, eğitimsel, sportif, çevre ve engellilerle ilgili, sağlık, toplumsal adaletsizliği azaltıcı ve destek verici, toplumsal dayanışmayı pekiştirme amacıyla çalışmalar yürütür’’ ifadeleri yer aldı.

Vakfın sona ermesi halinde ise vakıftan kalan mal ve haklar aynı amaçlı bir ya da birden fazla vakfa devredilecek.

Ali İsmail Korkmaz adına vakıf kurulacağını Gürkan Korkmaz bir süre önce açıklamıştı.




                               KAMUOYUNA DUYURU 

                          GEZİ'DEN ÖNCE, GEZİ'DEN SONRA

"Kamuoyunda polis şiddeti algısı ve Gezi ile farkına varılan polisin öldürme gücü"

 GEZİ'DEN ÖNCE:2007 yılında eski emniyet müdürlerinden AKP Eskişehir Milletvekili Muharrem Tozçözen ve diğer arkadaşlarının önerisiyle, PVSK’da (Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu) yapılan değişiklikten sonra, failin polis olduğu öldürme olaylarında çok büyük artışlar oldu, bu artışlar ülke genelinde yaygınlaşarak devam etti. Yaygınlaşan polis şiddeti sonucunda, GEZİ olaylarının başlangıcı olan Mayıs 2013 sonlarına kadar 27’si karakollarda olmak üzere 135 kişinin ölümünden polis sorumlu tutuldu. Mayıs 2014 tarihi itibari ile bu sayı 160 kişiye çıkmıştır.

GEZİ eylemlerine katılanların % 90 gibi çok büyük çoğunluğunun birkaç yılda polisin öldürdüğü ki, aralarında bebek ve çocuklarında olduğu 135 kişinin ölümünden, öldürülmesinden ve PVSK ile olağanlaşan polis teröründen haberdar olmadıklarını gördük.

GEZİ eylemleri başlangıcında, gerek Taksim'de kurulan çadırlarda bulunanlara, gerekse İzmir Gündoğdu meydanında oluşturulan platformlarda bulunanlara: '2007 yılında PVSK'da yapılan değişiklikten sonra, ordulaşan polis gücü, bu güce dayalı toplum üzerine estirilen polis terörü ve bunun sonucu olan yaşama hakkı ihlalleri konusunda ne düşündüklerini' sorduk. Devamı oku.. 






 CEM AYGÜN'Ü ÖLDÜREN KATİL POLİSE 11 YIL 8 AY CEZA VERİLDİ

ANKARA DİHA-Bir önceki duruşmada hakkında tutuklama kararı çıkarılan Cem Aygün'ün (24) katil zanlısı Fatih Yılmaz isimli polis hakkında "kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet vermek"ten 11 yıl 8 ay hapis cezası verildi.

 Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, Cem Aygün'ün katil zanlısı polis Fatih Yılmaz avukatı ile Mağdur ailesi ve avukatları katıldı. CHP Ankara Milletvekili Levent Gök'ün izlediği duruşmada, mağdur ailesinin avukatları söz alarak polis memurunun kasten adam öldürme suçundan en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Sanık polis ise, önceki beyanlarını tekrarlayarak suçsuz olduğunu ileri sürdü. 

Beyanların ardından karar için kısa bir ara veren mahkeme heyeti, aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti Fatih Yılmaz'ı "kasten adam yaralama sonucu öldürmeye teşebbüs"ten TCK 87/4 uyarınca 14 yıl hapis cezasına çarptırdı. Daha sonra TCK 62 gereceğince cezada indirime giden heyet cezayı 11 yıl 8 aya indirdi. 

Maktul yakınları cezayı az bularak tepki gösterdi. Mahkeme salonunda sanığa "Dön arkana bak kaç kişi öldürdün. Sen katilsin" şeklinde seslenen aile duruma tepki gösterdi.

Ne olmuştu

Cem Aygün, Ankara'nın Keçiören ilçesinde 20 Ağustos 2012 tarihinde "dur" ihtarına uymadığı gerekçesiyle sanık polis Fatih Yılmaz tarafından vurularak öldürülmüştü. Sanık Yılmaz, olaya dair hiçbir hatırlamadığını öne sürmüştü. Ardından da "ateş ederken ayağım kaydı" savunmasını yapmıştı.


POLİS VE KIŞLA MAĞDURU AİLELER ÖRGÜTLENİYOR

İzmir'de Baran Tursun Vakfının evsahipliğinde yapılan toplantıdan sonra, Antalya'da Kışlada Şüpheli Asker Ölümleri Mağdurları Derneğinde ikinci toplantı yapıldı.

Baran Tursun Vakfı ve Kışlada Şüpheli Asker ölümleri Derneğinin bundan böyle Türkiye genelinde beraber ve dayanışarak haraket edeceklerine dair, kamuoyuna yaptıkları duyuru ve ortak basın açıklaması  Devamı oku..




KATİL POLİSİN AVUKATI TOLGA YURDAKUL DAVAYI KAYBETTİ
 

Mehmet Tursun'a verilen "İndirmsiz ve ertelemesiz" ceza Yargıtay'da bozuldu

Katil polisin avukatı Tolga Yurdakul:Mehmet Tursun beni tehdit etti ve hakaret etti, davacıyım" dedi
Karşıyaka 4 Sulh Ceza Mahkemesi yargıcı, "İndirimsiz ve Ertelemesiz" 11 ay 20 gün ceza verdi.

Dava Yargıtay'a gitti, Yargıtay: ".... Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret ve tehdit suçu bağlamında değerlendirilmemesini .... Kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı ve sanık Mehmet Tursun'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden Tebliğnamedeki ONAMA düşüncesinin REDDİ ile HÜKMÜN BOZULMASINA oy birliği ile ...."

OLAY: Biricik evladımız Baran Tursun'un katil polis memuru Oral Emre Atar tarafından öldürülmesinden sonra, adalet arayışına giren Tursun ailesi hakkında Karşıyaka adliyesinde, Baran Tursun  olayı ilintili onlarca dava açılmıştı.

Görülen bu davalardan birinde polis avukatı Tolga Yurdakul'a ağır hakaretler ve tehditlerden dolayı, Mehmet Tursun'a  11 ay 20 gün ertelemesiz ve indirimsiz ceza verilmişti.

Dava Yargıtay'a taşınmış ve Yargıtay Mehmet Tursun'un mahkumiyet kararını 20.03.2014 tarihinde BOZMUŞTUR 

HAKARET VE TEHDİT İDDİASININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Bizler Baran Tursun ailesi olarak; Avukat Muammer Yurdakul ve oğlu avukat Tolga Yurdakul oğlumuzun katili Oral Emre Atar'ı savundukları için veya avukatlığını yaptıkları için tehdit etmedik ve hakaret etmedik.

Birincisi, baba oğul bu polis avukatları, oğlumuzun katiline yardım ve yataklık ettiklerine dair, biz Baran Tursun ailesi olarak kuvvetli bir inanca sahibiz.

İkincisi de, fotoğrafta da görüleceği gibi duruşmalardan önce Baran Tursun ailesine silahlarını göstermek suretiyle korkutma fillinde bulunmuşlardır.

İddia edilen tehdit ve hakaretleri bu kapsamda değerlendirlmesi gerekmektedir.

SORU: Bir avukat hukuki savunmasını, belinden çıkardığı silahını göstermek suretiyle yapabilir mi?


ASKER, POLİS, SİVİL FARKI GÖZETİLMEKSİZİN ÇOCUKLARININ YAŞAMA HAKKI İHLAL EDİLEN AİLELER BİRLEŞTİ

ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

 DEVLET Çocuklarımızın yaşama hakkını ihlal etti. Bununla yetinmeyip yaşama hakkını ihlal ettikleri çocuklarımızın anısına saygısızlık etti. Kimimizin biricik evladı askerde iken öldürüldü, kimimizin evladı görevde iken öldürüldü ve kimimizin evladı da bir doğum günü kutlamasından dönerken öldürüldü.

Oğlumuzu süsleyerek peygamber ocağına gönderdik, babası gibi, atası gibi vatana olan borcunu ödesin diye. Süsleyerek gönderdiğimiz evladımıza devlet KEFEN sararak bize teslim etti. Kefene sarılı çocuklarımızı bize teslim ederlerken TİMSAH GÖZYAŞLARINI döktüklerini, bizimle ağlaştıklarını gördük. Bunların birer yalan olduğunu sonradan öğrendik.    

Kimimizin evladını öldürdüler TERÖRİSTLER öldürdü dediler, kimimizin evladını öldürdüler İNTİHAR etti dediler

Gerçekte ise ölen oğlumuzu ne teröristler öldürdü, ne de intihar etti, oğlumuzu devlet öldürdü. Bunu gördük ve bunun böyle olduğunu öğrendik. Oğlumuzun kanına girdiler, akabinde 3 kuruş 5 kuruş tazminat veya maaş verilmesin diye de oğlumuza olmadık iftira attılar ve tertemiz anısını kirlettiler.

ÖTE YANDAN

2007 yılında, Polis Vazife ve Salahiyet Kanununda (PVSK) yapılan değişiklikten sonra polisin; kötü muamele, pervasızca adam öldürme ve şiddet uygulama gücü her gün artarak devam etmektedir.  Devamı oku.. 



GEZİ OLAYLARINDA GÖZÜNÜ KAYBEDEN MUHARREM DALSÜREN BARAN TURSUN VAKFINI ZİYARET ETTİ

 Ankara'da, Gezi olaylarında, polisin attığı gaz fişeği ile gözünü kaybeden ve ömür boyu sakat kalan Muharrem Dalsüren İzmir'e gelerek Baran Tursun vakfı ile görüştü.

Muharrem, Çankaya belediyesinde çalışan bir temizlik işçisidir. Gezi olayları sırasında görevi başındayken Akrep üzerinden atılan bir gaz kapsülü neticesinde sağ gözünü kaybetmiştir. Hastanede bulunduğu süre boyunca pek çok kişinin ziyaret ettiği ve destek sözü aldığı Muharrem, sonraları yalnızlaşmaya başlamıştır. 

Adalet arayışını Baran Tursun vakfı ile yapmak istediğini ve bu adalet arayışında, vakıf olarak desteklenmesine dair talepte bulunan Muharrem Dalsüren ile Mehmet Tursun görüştü.

Mehmet Tursun:" Ankara'dan İzmir'e adalet arayışınızı sürdürdüğünüz için sizi tebrik ederim. Bizler Baran Tursun vakfı olarak, adalet arayışına dair bu çabalarınızda sizi asla yalnız bırakmayacağız ve sizinle adalet arayışını birlikte sürdüreceğiz. Baran Tursun vakfının tescil edilmiş kurululuş amacı bu, misyonu budur" dedi. M.Dalsüren çağrısı video



  “CEZASIZLIKTAN, HESAP VEREBİLİRLİĞE”

+10-13 Ekim 2013 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen Cezasızlıkla Mücadele ve Eğitim toplantısında Baran Tursun Vakfı SUNUM yaptı ve Stant açtı.

+Toplantı İHOP tarafından organize edildi

Antalya: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İnsan Hakları Merkezinden ve öğretim üyeleri; Doç.Dr.Kerem Altıparmak ve Yrd.Doç.Dr.Ahmet Murat Aytaç’ın sunum yaptıkları ve 4 gün       süren ”Cezasızlıktan, Hesap Verebilirliğe”  eğitim toplantısına, Baran Tursun vakfı başkanı Mehmet Tursun, Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, Uluslararası Af örgütü, TESEV ve farklı illerden gelen İnsan Hakları Derneği (İHD) Başkanları ve İnsan hakları savunucularından başka, 20 civarında sivil toplum örgütü yöneticileri ve üyeleri katıldı.

Baran Tursun Vakfı adına kurucu başkan Mehmet Tursun; "Yaşama Hakkı İhlallerinde CEZASIZLIK süreçleri ve Uygulamaları" sunumu yaptı.

Bunun dışında akademisyenler ve Türkiye’de simge haline gelen, Başta Baran Tursun, Şerzan Kurt, Aydın Erdem, Engin Çeber gibi davaların avukatları olmak üzere yirmiye yakın avukat katılarak takip ettikleri davalarıyla ilgili bilgi verdiler.

Antalya Toplantısı boyunca Baran Tursun vakfı ve İHOP Stant açtı. Katılımcılar Baran Tursun vakfı standını ziyaret ederk vakfın amacı hakkında bilgi aldılar ve vakfın çalışmalarına dair broşürlerini incelediler.

1-Baran Tursun vakfı SUNUMU okumak için tıklayınız...

2-Baran Tursun Vakfı STANDI için tıklayınız...

Gazeteci Cemre Gümrükçü Baran Tursun olayını yazdı


DUYURU-DESTEK VE KATILIM ÇAĞRISI

 Bilmem haberiniz var mı? 2007 yılında PVSK'da yapılan değişiklikten sonra, polisin sorumlu olduğu ölüm olaylarında çok önemli artışlar meydana geldi.

 27 kişi karakollarda olmak üzere 132 kişinin ölümünden polis sorumlu tutuldu. Davalının devlet olduğu bu neviden davalarda polislere genellikle beraat veya erteli sembolik cezalar verildi.

Dolayısıyla çocuklarımızın katilleri hiç bir şey olmamış gibi görevlerine devam ettiler. Polis mağduru aileler devletin “Adaleti” eliyle daha fazla mağdur oldular.

Ülkemizde yaşanan bu hukuksuz, adaletsiz ve ilkel uygulamalara karşı durmak ve polis mağdurlarına bir nebze olsun yardımcı olmak için, Polis tarafından öldürülen evladımız Baran Tursun adına “Baran Tursun Vakfı’nı” kurduk.

Baran Tursun Vakfı, Dünya ölçeğinde silahsızlanma, yaşam hakkı, özgürlük, demokrasi barış ve dayanışma alanlarında çaba gösterenlerin bir araya geleceği ve kararlar alacağı ortak platformdur.  

ÜLKEMİZDE OLAĞANLAŞAN POLİS ŞİDDETİNE KARŞI OLUŞTURDUĞUMUZ ETKİN DİRENME PLATFORMLARINA KATILMANIZI VE BİZİ DESTEKLEMENİZİ RİCA EDERİZ. Saygılarımızla.

1-Web sitemiz linki: http://www.baransav.com/?Lang=TR&SyfNmb=1

2- Facebook  sayfamız linki: http://www.facebook.com/mehmet.tursun.90813

3- Twiter sayfamız linki:  https://twitter.com/MemetTursu

Not: Lütfen bu mesajımızı yaygınlaştırınız




 Baran Tursun Vakfı FİDH Kongresine delege olarak katıldı

ULUSLARARASI İNSAN HAKLARI FEDERASYONU (FIDH) 38.İSTANBUL KONGRESİNE 120 ÜLKEDEN 300 DELEGASYON KATILDI.

Kapanış konuşmasını Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yaptı

Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu'nun (FIDH) 38. Kongresi kapsamında düzenlenen Siyasal Dönüşümler ve İnsan Hakları: Deneyimler ve Olası Sorunlar Forumu'nun kapanışını FIDH Başkanı Souhayr Belhassen, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Şebnem Korur Fincancı yaptı.

Souhayr Belhassen: Türkiye'deki ihlaller bizi kaygılandırıyor

“Deneyimlerimiz bize göstermiştir ki demokrasi şeffaf seçimler düzenlemekle bitmiyor. Özgür bir şekilde seçilmiş olan çoğunluklar, halklarını baskıya ve hatta faşizme kadar taşıyabilmişlerdir.

“Sayın Cumhurbaşkanı, siz de biliyorsuuz ki FİDH Türkiye'deki insan hakları için ciddi kaygı duymaktadır. Gazetecilerin, avukatların, öğrencilerin tutuklu olduğunu biliyoruz ve kayglıyız. Bunlardan biri de cezaevinde bulunan İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi Başkanı Muharrem Erbey. Biz 38. kongremizi Erbey ve onun gibi keyfi olarak tutuklanmış olanlara adıyoruz. 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: Türkiye 10 yılda demokratik standartlarını yükseltti

“1991 ile 2002 yılları arasında Avrupa Konsey Parlamenter Meclisi üyesiydim. Siyasete ilk girdiğim o dönemde kesin kanaat getirdim ki, insan hakları, bir ülkenin, milletin 'onur meselesi'dir. Vicdan sahibi hiçbir siyasetçi ve devlet adamı, ülkesinde yaygın insan hakları ihlalleri yaşanırken, gerek yurt içinde, gerek yurt dışında başı dik gezemez. Devamı oku...


MEHMET TURSUN ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ (UCM) BAŞKANI VE LAHEY ADALET DİVANI BAŞKANI YARGIÇ SANG-HYUN SONG İLE GÖRÜŞTÜ


 Uluslararası İnsan hakları federasyonu 38. İstanbul kongresi için 120 ülkeden 300 temsilci İstanbul'a gelmeye devam ediyor.

İstanbul'a gelenler arasında, kanun tanımaz, adalet tanımaz zalim devletlerin, Hükmetlerin ve katliamcıların korkulu rüyası haline gelen Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve Lahey Adalet divanı başkanı Yargıç SANG-HYUN SONG ve UCM sözcüsü WILLIAM PACE de İstanbul'a geldiler.

Baran Tursun vakfı başkanı Mehmet Tursun ilk gün görüşmelerini UCM Başkanı sayın SONG ve süzcüsü sayın PACE ile yaptı.


Baran Tursun vakfı, Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) 38. Kongresine davet edildi

 D A V E T / 38. FIDH Forumu Kongresi /İstanbul, 23-24 Mayıs 2013
 

Sayın Mehmet Tursun 

Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) olarak sizi, 38. Kongremiz kapsamında düzenlenecek olan "Siyasî Geçişler ve İnsan Hakları: Deneyimler ve Tehditler" temalı Uluslararası İnsan Hakları Forumu’na davet etmekten mutluluk duymaktayız. Uluslararası İnsan Hakları Forumu, 23-24 Nisan 2013 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecektir. Devamı oku...


İZMİR KARŞIYAKA STANDI AÇILDI  

Baran Tursun vakfı ve Mazlumder'in ortak başlattıkları "Dikkat polis geliyor" kampanyası kapsamında şehir merkezlerinde Standlar açılmaya devam ediliyor.

 DHA/ Acılı Babadan İmza Kampanyası: İZMİR’de, üniversite öğrencisi oğlu Baran Tursun’u, polisin açtığı ateş sonucu kaybeden Mehmet Tursun, başlattığı 'Dikkat Polis Geliyor' kampanyası kapsamında, Polis Vazife ve Selahiyeti Kanunu’nun (PVSK) değiştirilmesi için MAZLUMDER İzmir şubesiyle birlikte imza kampanyası başlattı.


Baran Tursun Vakfı Başkanı Mehmet Tursun, Mazlum Der İzmir Şube yöneticileri ve kentteki görevi başında intihar ettiği ileri sürülen polis memuru Sinan Özkılınç’ın babası Süleyman Özkılınç’la birlikte Karşıyaka Çarşısı girişinde stant açtı. 'PVSK değiştirilsin. Duran, durmayan herkes öldürülüyor' yazılı pankartların bulunduğu stantta, kanunun değiştirilmesi için vatandaşlardan imza toplanmaya başladı.

Burada bir konuşma yapan Mehmet Tursun,"Devletin bekası uğruna, bireylerin hak ve özgürlüklerini askıya alan kanunlardan birisi olan PVSK’nın uluslararası standartlar gözönüne alınarak yeniden düzenlenmesi şarttır. PVSK’da değişiklik yapılmasına yönelik yasa tasarısı önerisi, CHP ve BDP tarafından TBMM Başkanlığı’na sunulmuştur. Biz de toplayacağımız imzalarla halkın bu konudaki desteğini sağlayacağız.

Güvenlik kaygısı hissetmeksizin, temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alındığı, daha huzurlu ve özgür bir gelecek için toplumun tüm duyarlı kesimlerini çalışmalarımıza destek vermeye çağırıyoruz" dedi.

Tursun, vatandaşların ilgisinin yoğun olduğunu, diğer kentlerde de bu stantlardan açacaklarını dile getirdi. DHA//// Stand fotoğrafları için TIKLAYINIZ


‘DİKKAT POLİS GELİYOR!’ KAMPANYASI KAPSAMINDA
            İZMİR KONAK STANDI AÇILDI
                HALKTAN BÜTÜK DESTEK VAR

MAZLUMDER
  ve BARAN TURSUN VAKFI; yetkisini PVSK’dan alan polis şiddetinin vahim sonuçlarını ve bu sonuçların olumsuz etkilerini gidermek, dolayısıyla kurumsal şiddet, işkence ve yaşam hakkı ihlallerinin önüne geçmek için  “DİKKAT POLİS GELİYOR” kampanyası kapsamında İzmir Konak'ta basın açıklaması yapılarak, 10 gün süreli bir Stand açtılar. 


 EMNİYET GENEL MÜDÜRÜLÜĞÜNDEN GELEN YAZI VE BARAN TURSUN VAKFININ CEVABI: "Baran Tursun vakfının misyonu ve kuruluş amacı, failin polis olduğu ölüm olaylarına dikkat çekmek, olayların bu yönüyle toplumda sürekli tartışılır durumda tutmak ve kamuoyu oluşturmaktır.

Genel Müdürlüğünüzce yayından kaldırılmasını istediğiniz liste, Baran Tursun vakfının misyonu gereği düzenli bir şekilde derleyip toparladığı failin polis olduğu ölüm olaylarının açıklandığı listedir.

Sayın Emniyet Genel Müdürü: Malumunuz biricik evladımız Baran Tursun MEMURLARINIZ tarafından öldürüldükten sonra, ateş etmeyi gizlemek suretiyle trafik kazası raporu düzenlemişlerdi. Sitemizin başlığına bakın ayrıntıları yazmışım, BİLMEM BUNA İTİRAZINIZ VAR MI?

Daha iki gün önce İstanbul’da iki kardeş polis tarafından öldürüldü, bu da anlaşılıyor ki polisin karıştığı öldürme olayları, 'Dur-durak' bilmeden devam etmektedir. İşte sayın Genel Müdür, bunlardan ötürü polis cinayetlerinin yer aldığı listenin kaldırılmasına dair yazılı talebiniz BARAN TURSUN VAKFI TARAFINDAN UYGUN GÖRÜLMEMİŞTİR"

Gerekçe:Kaldırılmasını istediğiniz liste, polisin öldürdüğü çocukların listesidir, onun için yayından kaldırmıyoruz.

ÖNERİ:Sayın Emniyet Genel Müdürü; Sizin göreviniz, polisin işlediği cinayetlerin listesini yayından kaldırtmak değildir. Göreviniz, polisin işlediği bu cinayetlerin önüne geçmektir.  

Emniyet Genel Müdürlüğünün kaldırılmasını istediği LİSTE /Oku..


 "DİKKAT POLİS GELİYOR!' KAMPANYASI KAPSAMINDA İZMİR TOPLANTILARI YAPILDI

PVSK kaynaklı polis şiddetine karşı projeler üretmek, yol gösterici olmak ve PVSK’nın değiştirilmesi yönünde kamuoyunda duyarlılık yaratmak ve PVSK’nın kamuoyunda tartışılır hale getirmek suretiyle 18-19 Şubat 2013 tarihinde İzmir’de aynı kampanya kapsamında görüşmeler yapılmıştır.

İzmir görüşmeleri:İl İnsan Hakları Kurul Başkanı ve Vali Yardımcısı Şükrü KARA, İzmir Barosu Başkanı Sema PEKDAŞ, AK PARTİ İzmir İl Başkanı Ömer Cahit AKAY, Barış ve Demokrasi Partisi İzmir İl başkanı Fuat Mikailoğlu, EMEP İzmir İl Başkanı Cabbar DEMİRCİ, TİHV İzmir Temsilciliğinden Coşkun ÜSTERCİ, İHD İzmir ŞUBE Başkanı Av.Adnan KAYA ile görüşmeler yapıldı.  GÖRÜŞLER VE FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ               

 

 



Burak Topçu/Eskişehir: 27 Eylül 2012 günü saat 00.15 civarında, çift çıkış ve tek iniş olmak üzere toplam üç şeritli olan Eskişehir ili Yıldıztepe Mahallesi Şehit Yüzbaşı Tuncer Güngör Caddesi’nde, 26 A 4849 plaka sayılı Emniyet Müdürlüğüne ait hizmet aracını kullanan Polis Memuru Bülent OK’un, süratli araç kullanması ve hatalı araç sollaması nedeniyle, Hava İkmal Bakım Komutanlığında Uçak Bakım Elektronik Teknisyeni olarak görev yapan 23 yaşındaki Burak TOPÇU Hayatını kaybetmiştir. Baba Volkan Topçu:"Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü görevlilerinin tutmuş olduğu Trafik Kazası Tespit tutanağında; suçlu polisi kurtarmak amacıyla Oğlumuz Burak TOPÇU % 100 suçlu bulunmuştur. Olaydan sonra sözkonusu polis memuru açığa alınmamış, tutuklanmamıştır. Çünkü Polis memuru yalan söylemektedir ve tutulan raporlar polisi kurtaracak tarzda tanzim edilmiştir" dedi. SONUÇ:Bu olayda yargılanan polis memuru Bülent Ok 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
POLİS ŞİDDETİNE KARŞI KURULAN BARAN TURSUN VAKFINDAN SONRA, POLİS ŞİDDETİNE KURBAN OLAN "ALİ İSMAİL KORKMAZ VAKFI DA KURULDU ////////////////////// Ali İsmail Korkmaz Adına Vakıf Kuruldu: ALİKEV Eskişehir’de, Gezi Parkı olaylarında hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz adına vakıf (ALİKEV) kuruldu. Resmi Gazete’de ilanı yapılan ve tescil kararı Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen vakfın kurucuları: Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz, babası Şehap Korkmaz, ağabeyi Gürkan Korkmaz ile kız kardeşleri Aylin Taktuk ve Melike Çakırkaya. 50 bin TL mal varlığıyla kurulan vakfın kuruluş amacı bölümünde şu ifadeler yer alıyor:
"Kamuoyunda polis şiddeti algısı ve Gezi ile farkına varılan polisin öldürme gücü" GEZİ'DEN ÖNCE:2007 yılında eski emniyet müdürlerinden AKP Eskişehir Milletvekili Muharrem Tozçözen ve diğer arkadaşlarının önerisiyle, PVSK’da (Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu) yapılan değişiklikten sonra, failin polis olduğu öldürme olaylarında çok büyük artışlar oldu, bu artışlar ülke genelinde yaygınlaşarak devam etti. Yaygınlaşan polis şiddeti sonucunda, GEZİ olaylarının başlangıcı olan Mayıs 2013 sonlarına kadar 27’si karakollarda olmak üzere 135 kişinin ölümünden polis sorumlu tutuldu. Mayıs 2014 tarihi itibari ile bu sayı 160 kişiye çıkmıştır. GEZİ eylemlerine katılanların % 90 gibi çok büyük çoğunluğunun birkaç yılda polisin öldürdüğü ki, aralarında bebek ve çocuklarında olduğu 135 kişinin ölümünden, öldürülmesinden ve PVSK ile olağanlaşan polis teröründen haberdar olmadıklarını gördük.
"POLİS DEĞİL, VATANDAŞ ÖNLEM ALACAK" //// İçişleri Bakanlığı, polis saldırısından kaçarken yere düşen bir kadın gazeteciye yardım ettiği için başından gaz bombası ile vurulan Uğur Polat'ı suçladı. Bakanlık Polat’ın açtığı davada savunma olarak "Madem o bölgede olaylar yaşanıyor, önlem alsaydın" dedi. 27 yaşındaki Umut Polat, geçtiğimiz yıl 16 Haziran günü saat 17.00 sıralarında Pangaltı'daki evine doğru gittiği sırada, evine çok yakın bir sokakta koşarken yere düşen bir kadın gazeteciye yardım etmek istedi. Polat, polisin saldırısından kaçan kadın gazeteciyi kaldırıma kaldırmaya çalışırken, polis tarafından yakın mesafeden hedef gözetilerek başına gaz bombası atıldı. 4 GÜN YOĞUN BAKIMDA KALDI Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Umut Polat, 4 gün yoğun bakım ünitesinde tutuldu. Hastaneye götürüldüğünde kafatası kemiğindeki kırık nedeniyle hayati tehlikesi olan Polat, beyin kanaması geçirdi, ameliyata alındı.
"Baran Tursun vakfının misyonu ve kuruluş amacı failin polis olduğu ölüm olaylarına dikkat çekmek, olayların bu yönüyle toplumda sürekli tartışılır durumda tutmak ve kamuoyu oluşturmaktır. Genel Müdürlüğünüzce yayından kaldırılmasını istediğiniz liste, Baran Tursun vakfının misyonu gereği düzenli bir şekilde derleyip toparladığı failin polis olduğu ölüm olaylarının açıklandığı listedir. Sayın Emniyet Genel Müdürü: Malumunuz biricik evladımız Baran Tursun MEMURLARINIZ tarafından öldürüldükten sonra, ateş etmeyi gizlemek suretiyle trafik kazası raporu düzenlemişlerdi. Sitemizin başlığına bakın ayrıntıları yazmışım, BİLMEM BUNA İTİRAZINIZ VAR MI?
-Christof Hynes, Birleşmiş Milletler (BM) Temsilcisi: Bizler Birleşmiş Milletler 'Yargısız İnfaz' özel temsilcileriyiz. ‘Yargısız İnfaz' konularında bilgi almak için Baran Tursun İnsani Yardım vakfından görüşme talebinde bulunduk, bizimle görüşmeyi kabul ettiğiniz için size teşekkür ederiz. -Mehmet Tursun, Baran Tursun İnsani Yardım Vakfı Başkanı: Yargısız İnfaz denince, muhakeme ve yargılama yapılmaksızın, ayrıca suçlu ve suçsuz olduğuna da bakılmaksızın, Devlet görevlileri tarafından, ‘Devlet adına’ adam öldürmek olarak anlıyorum. Birleşmiş Milletler gibi devasa bir organizasyonun temsilcileri olarak, Baran Tursun İnsani Yardım Vakfının görüşlerine yer verdiğiniz için, ben size teşekkür ederim. Ülkeme hoş geldiniz.
KENAN KAPISIZ/UŞAK: 24.11.2012 günü Uşak’ta hırsızlık şüphelilerini yakalamaya çalışan polis ekipleri ile çıkan arbede sırasında olayları yatıştırmak için çabalayan Kenan Kapısız, polis tabancasından çıkan merminin başına isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. Kaldırıldığı İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bütün müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Acılı eş Özlem Kapısız (30), “Olay günü eşim ve 4 çocuğumla birlikte annemleri ziyarete gitmiştik. Sokakta gürültüler olunca dışarıya baktık. Polisin ateş ettiğini gördük. Eşim Kenan evden çıkarak olayın büyümemesi için yardımcı olmaya gitti ve polis tarafından öldürüldü. Eşim daha polise dur demeye kalmadan polis elinde tabancayı eşimin kafasına doğrultup sıktı. Eşim kötülük yaşanmasın diyerek tartışmayı ayırmaya gitmişti. Hiçbir suçu yoktu. Kocamın kanı yerde kalsın istemiyorum. Hepsinden de şikayetçiyim. Bana yardımcı olun." dedi.
ağcılar'da Aile İçi Şiddet Bürosu'nda kemerini masaya bağlayıp intihar ettiği söylenen Hasan Latif Kaplan'a ait kamera kaydı, soru işareti yarattı. İsmail Saymaz haberi: Bağcılar ’da yaşayan 33 yaşındaki Hasan Latif Kaplan, 20 Eylül’de “Kuş almaya gidiyorum” diyerek, evden çıktı. Eşi Hüsniye, vaktinde gelmeyen eşinin içki içip kendisini dövmesinden korkarak ağabeyi Yasin Erdal’ın evine gitti. 3 çocuk babası Kaplan, saat 01.00’de kayın biraderinin zilini çaldı. Sonra kapının camını kırıp apartmana girdi. Arbede çıktı.
Motorize Şahin ekiplerinde görevli kadın polis E.C., aynı ekipte görevli evli ekip şefi B.K.'nın tehdit ve baskıyla kendisini ilişkiye zorladığı, çıplak fotoğrafları ile şantaj yaptığı gerekçesiyle şikayetçi oldu. Kadına yönelik şiddet ve tecavüz suçlarının önüne geçmek için birçok çalışma yapılırken, “şiddetin son noktası” dedirtecek bir olay İstanbul’da yaşandı. Vatan gazetesinden Elif Altın’ın haberine göre İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın düzenlediği iddianamede olay şu şekilde gelişti: Kadın polis memuru E.C.’nin hayatını değiştiren olay, 2010 yılında Trafik Denetleme Şubesi’ne bağlı motorize ekiplerde göreve başlamasıyla değişti. “Şahinler” olarak bilinen motorize ekiplerde görev yapan E.C.’ye, aynı ekipte görev yapan şefi B.K. ilgi duymaya başladı. İddiaya göre genç kızla ilişki kurmak isteyen B.K., meslektaşları ile birlikte düzenledikleri bir kutlama gecesinin ardından genç kızı evine bırakmayı teklif etti.
01 mayıs 2012; 08:05 22 yaşındaki er Selman Pınar, önceki gece polislere kimlik ibraz etmediği gerekçesiyle gözaltına alındı Batman'da polis merkezinde kendisini yaraladığı öne sürülen ve tedavisi için hastaneye götürülen zanlı iddiaya göre hastaneden kaçmak isterken 6 metre yüksekten düşerek hayatını kaybetti. 'Ağabeyim asker kimliğini gösterdi' Selman Pınar'ın kardeşi Adnan Pınar, önceki gece internet kafeden çıkıp eve giderken, polis ekiplerinin yollarını kesip kimliklerini istediğini söyledi. Pınar, ağabeyinin asker olduğuna dair belgesini gösterdiğini belirtirken, "O sırada polis belgeyi yırttı, hakaret etti ve bizi 10 Nisan Polis Merkezi'ne götürdü. Orada da ağabeyimin vücudunda darp izleri vardı. Bizi Bölge Devlet Hastanesi'nin acil servisine götürdüler. Nöbetçi doktor henüz film sonuçlarını bize açıklamadan polislerin, ağabeyime karşılık sözlü sataşmaları oldu" dedi.
Polis karakollarında veya Emniyet müdürlüklerinde ya da herhangi bir gözaltı işlemleri esnasında polisin şiddetine maruz kalırsanız Baran Tursun insani Yardım Vakfına başvurunuz.////////// Öncelikle yapılan tıbbi tetkikler sırasında ve sonrasında doktora rapor vermesi için ısrar edin! Eğer çıkarıldığınız doktordan işkence ya da kötü muameleye ilişkin bir rapor alamadıysanız, rapor almak ve görevliler hakkında suç duyurusunda bulunmak için Baran Tursun İnsani Yardım Vakfından yardım talebinde bulununuz./////////////// İşkence ya da kötü muamelenin yol açtığı fiziksel ve ruhsal sorunların tedavisi için ve ayrıca hukuksal problemlerin çözümünde Baran Tursun İnsani Yardım Vakfı yasal haklarınızı korumak için sizinle birlikte hareket edecektir.
Polis cinayeti no: 111, kurban: Hacı Zengin, Yer: İstanbul ///////// İstanbul’da, polisin attığı biber gazı kapsüllerinin kafasına isabet etmesi sonucu kaldırıldığı Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Polis, en basit hak arama talebinde bulunanlara karşı acımasız terör estirmek suretiyle çoğu zaman can almaya devam ediyor. Cizre’de 18 aylık bebek Mehmet Uytum, Diyarbakır’da Mehmet Şirin Çiftçi ve Kazım Şeker, Muğla’da Şerzan Kurt, Hopa’da Metin Lokumcu cinayetlerinde estirilen polis terörü İstanbul’da Hacı Zengin’i buldu ve öldürdü.
Adana'da, 14 Eylül 2011'de Kamile Özbek'in, evinden ayrıldıktan sonra bir daha dönmediğini ve kendisinden haber alamadıklarını söyleyen kızı, katilin polis olduğundan habersiz polise başvurdu, annesinin bulunmasını istedi. Yapılan araştırmada Kamile Özbek’i öldürenin Fatih Yurdakonar adında görevli polis memuru olduğu ortaya çıktı. Kadının evinin tapusunu üstüne geçiren, bankadaki paralarını da alan 19 yıllık polis Fatih Yurdakonar tutuklandı. Polis memuru 41 yaşındaki Fatih Yurdakonar'ın aynı yöntemle iki kadına daha benzer bir "tuzak" kurduğu ancak başarılı olamadığı, ev sahibini ise 19 bin lira dolandırdığı belirlendi.
Diyarbakır'da Polisin şiddetine maruz kalan ve yaralanan 75 yaşındaki Ayşe Al yaşamını yitirdi 15 Şubat günü merkez Bağlar İlçesi E Tipi Cezaevi üst köşesinde polis panzerinden sıkılan tazyikli su ile yere düşüp başını kaldırıma çarpan ve beyin kanaması geçiren 75 yaşındaki Ayşe Al, yaşamını yitirdi. 15 Şubat'tan bu yana Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi gören Al'ın sabah saatlerinde yaşamını yitirdiği öğrenildi.
İzmir'de Baran Tursun, Tokat Turhal'de Mustafa Uslu, Sivas'ta Turan Özdemir, Antalya'da Çağdaş Gemik olaylarında aynı ahlaksız savunmaya şahit oluyoruz; "Ayağım kaydı, silahım ateş aldı, mermi maktülün kafasına isabet etti, öldürme kastım yoktu, suçsuzum, görevimi yaptım" Bu savunmayı dinlyen hakim ya beraat veriyor, ya da sembolik ceza vererek dosyalar kapanıyor. Nitekim Aydın’da polis tarafından öldürülen 21 yaşındaki Mahir Zorbey olayına karışan polis memuruda aynı savunmayı yaparak cezadan kurtulmayı amaçlamıştır.
 1 


Case of Baran Tursun
POLİSE DUYURU

Polis Kurşunu Ölümleri Facebook hesabı
AİHM Kararları
Baran Tursun vakfına ÜYELİK
Tuncay Cüzdan'ın babası-ANTAKYA Uluslararası Baran Tursun Vakfında

Tuncay Cüzdan-Antakya

A.Rahman sözen'in annesi-İZMİR Uluslararası Baran Tursun Vakfında

A.Rahman Sözen-İzmir

Selami Atalay, ömürboyu felçli- İZMİR - Uluslararsı Baran Tursun Vakfında

Enes Ata'nın babası DİYARBAKIR - Uluslararası Baran Tursun Vakfında

3.Yılında Baran Tursun'u anarken

Ahmet Çakır'ın ağbisi-İZMİR Uluslararası Baran Tursun Vakfında

Ahmet Çakır-İzmir

Mehmet Tursun Halk tv'de

Mehmet Tursun-Baransav

Aydın Erdem'in ağbisi - DİYARBAKIR Uluslararası Baran Tursun Vakfında

Aytekin Arnavutoğlu -İSTANBUL- Uluslararası Baran Tursun Vakfında

Aytekin Arnavutoğlu-İst

Çağdaş Gemik'in babası-Antalya Uluslararası Baran Tursun Vakfında

Çağdaş Gemik - Antalya

Feyzullah Ete'nin ağbisi-İSTANBUL Uluslararası Baran Tursun Vakfında

Feyzullah Ete-İstanbul

Soner Cankal'ın babası-ANKARA- Uluslararası Baran Tursun Vakfında

  Soner Cankal-Ankara

Çağdaş Gemik'in kuzeni -ANTALYA Uluslararası Baran Tursun Vakfında

 Çağdaş Gemik Antalya

Yasin Kırbaş'ın babası - İSTANBUL Uluslararası Baran Tursun Vakfında

Yasin Kırbaş-iST

Emrah Gezer'in babası-ANKARA Uluslararası Baran Tursun Vakfıında

Emrah Gezer-Ankara

Didim'de öldürülen Ali Demir'in babası Mehmet Demir, Mehmet Tursun'la görüştü

Baran Tursun V. ECHR

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

Baran Tursun insani yardım vakfı başkanı Mehmet Tursun, Birleşmiş Milletler temsilcileriyle, "Yargısız İnfazları" konuştu

 

Baran Tursun davası AİHM'de

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

UCM ÜYESİDİR

125-Kenan Kapısız Uşak

 24.11.2012 günü Uşak'ta polis memurları ile vatandaşlar arasında çıkan arbedede polisin silahından çıkan kurşunla başından vurularak öldürüldü. 28 yaşındaki Kenan Kapısız 4 çocuk babasıydı. Devamı oku...

Baran Tursun vakfı Logosu


116-Yusuf Yılan - Erzurum


Erzurum'un Karayazı İlçesi'nde oturan ve ayakkabı boyacılığı yapan 9 yaşındaki Yusuf Yılan, Cumhuriyet Caddesi'nde karşıdan karşıya geçerken Akrep tipi polis aracın çarpmıştı. Yılan, kaldırıldığı Erzurum Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. Görgü tanıklarına göre, zırhlı arac, Yusuf Yılan'ın göğsü ve kafasının üzerinden geçtiğini belirti.

Baran Tursun vakfına BAĞIŞ yapınız
114.Kenan Yılmaz İstanbul


Kenan Yılmaz: İstanbul Sultangazi polis merkezinde fenalaştı, ambulansla hastaneye götürüldü ama öldü. Ailesi:"Kenan Yılmaz'ın ölümüne, gözaltında tutulduğu polis merkezinde gördüğü kötü muamele yol açtı" dedi. Bu iddia adliyeye taşındı, aile suç duyurusunda bulundu.

Sosyal paylaşım sitemiz


Baran Tursun vakfına ödül

74-Ahmet Akbaş / İstanbul


Ahmet AKBAŞ: 01.08.2009 günü Esenler polis karakolunda ölü bulundu. Ahmat Akbaş'ın yakını Ergin Akbaş: "Olayın üzerinde uzun zaman geçmesine rağmen savcı olay yerine geç geldi. Doktorlar gelmemiş müdahale etmemişler" iddiasında bulundu.

 

 


 

84-A.Rahman Sözen/İzmir


İzmir Gümüşpala Polis karakolu nezarethanesinde polisin silahıyla vurularak öldürülen A.Rahman Sözen’nin annesi ve ablası Uluslararası Baran Tursun vakfına geldiler.  Karakolun güvenlik kameraları kayıt yapmadığından, olayın oluş şekli polisierin ifadelerine dayandırıldı ve takipsizlik kararı verildi. Dava AİHM'e taşındı Video izle…

85-Er.Osman Aslı /İstanbul


Osman Aslı:  İstanbul Firuzköy polis karakolunda ölü bulunan Er.Osman aslı’nın babası Uluslararası Baran Tursun Vakfına mektup gönderdi. Osman Aslı'nın ayakkabı bağcıklarıyla kendini astığı iddia edildi. Karakolun güvenlik kameraları kayıt yapmadığı için olayın oluş şekli polislerin ifadelerine dayandırıldı. Video izle…

72-Ahmet Laçin / İstanbul


AHMET LAÇİN: Tornacı 23 yaşında ki Ahmet Laçin 12 Ekim  2008 günü Bağcılar’da gözaltına alındı ve Bağcılar polis karakoluna götürüldü. Akrabaları, Ahmetin dövüldüğünü ve kaldırıldığı hastanede öldüğünü idda ettiler.

 


76-Resul İlçin Şırnak-İdil


RESUL İLÇİN: 22/10/2009 günü Şırnak'ın İdil İlçesi'nde polisler tarafından götürüldüğü karakolda yaşamını yitiren 52 yaşındaki Resul İlçin'in yapılan otopsisinde kafasında ve vücudunun çeşitli yerlerinde darp izi olduğu ortaya çıktı.  

 

101-Hamedu Loufa Sayıd /Mersin

 


Hamedu Loufa Sayıd/ MERSİN:2007 yılında yürürlüğe giren PVSK’dan sonra, failin polis olduğu 101. Ölüm olayı. 29.07.2011 tarihinde Mersin'de Yumuk tepe polis karakolunda ölü bulundu. Dosya oku.. 

102-Willem Tyas Antalya

WİLLEM TYAS /1 Ekim 2011 günü Antalya'nın Manavgat ilçesinde çevreye verdiği rahatsızlık nedeniyle şikayet üzerine ifadesi alınmak için polis merkezine getirildikten sonra ölüm olayı meydana geldi. Fenalaştığı iddia edilen 64 yaşındaki İngiliz Willem Tyas hayatını kaybetti.  

93-Özcan Kurtuluş / İzmir


ÖZCAN KURTULUŞ: İzmir Şirinyer polis karakolunda ölü bulundu. Polisin kendisini aradığını söyleyen abla Sitem Duyar da:  "Kardeşim Özcan Kurtuluş'un avukat görüşme odasında kendini astığını söylüyorlar, kardeşimin avukat görüşme odasında ne aradığı konusunda kimse bize açıklamada bulunmuyor"

Baran Tursun vakfından

Karakollarda ki ölümler

77-Serkan Çedik Bursa


SERKAN ÇEDİK: Bursa Emniyet Müdürlüğü’nün Acemler semtindeki nezarethanesinde gözaltında tutulan 25 yaşındaki Serkan Çedik bilinmeyen bir nedenle fenalaşarak öldü. Sekan'ın annesi:"Oğlumu gözaltına aldılar, sapasağlam karakola götürdüler, karakolda ölüsü çıktı" dedi


78-Murat Konuş İstanbul


Murat Konuş:  7 Ocak 2010 tarihinde gözaltına alınan Murat Konuş'un, bir süre sonra rahatsızlanarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca hazırlanan otopsi raporunda Konuş'un “künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması” sonucu öldüğünün bildirildiği anlatılıyor.
Kimsesiz çocuklar

Kimsesiz çocuk:"Polisler bizi döve döve Belgrad Ormanı’na bırakıyorlardı" dedi. Devamla:" Yardıma gelmeselerdi tecavüze uğruyordum...”, “Bakırköy Çocuk Yurdu’nda bir arkadaşımızın makatına sopa soktular...”, “Umut Çocukları Derneği yöneticileri bizim sayemizde zengin oldular...”, “Dernek Başkanı Ferhat Şahin, hepimizi sıraya sokarak, falakadan geçirdi...”, “Polisler bizi ekip arabalarına bindirip döve döve Belgrad Ormanı’na bırakıyorlardı....Devamı oku..

75-Ahmet Cömert Kocaeli-Darıca


Ahmet Cömert:2009 KOCAELİ'nin Darıca İlçesi'nde gözaltına alınan 23 yaşındaki Ahmet Cömert, polis merkezinin nezarethanesinde ölü bulundu. Baba Durmuş Cömert, oğlunun intihar edecek biri olmadığını söyledi.


120-Cem Aygün / Ankara

 Cem Aygün-Ankara: Ankara Keçiören İncirli’de 22 yaşındaki Cem Aygün “dur” ihtarına uymadığı iddasıyla polisler tarafından öldürüldü. 1 ay önce cezaevi'nden çıkan gencin ölümüne ilişkin emniyetin aileye verdiği bilgiler ise çelişkilerle dolu. Baba Celal Aygün:"Oğlum Cem Aygün öldürüldükten 8 saat sonra bize haber verildi" dedi 30.08.2012