• https://www.facebook.com/btv5334404579
  • https://twitter.com/BaranTursunVakf
BARAN TURSUN VAKFINA ÜYELİK
BARAN TURSUN VAKFI
Site Haritası
Polis dosyası

122-Merve Erçetin Erzurum



Erzurum Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Ekrem Özdemir yolda kız arkadaşı Merve Erçetin'i Mustafa Gökçe'yle yürürken gördü. Bunun üzerine yanlarına giderek Erçetin'e diz çöktürerek tabancasıyla ensesine ateş ederek genç kızı öldürdü.

121-Hasan Latif Kaplan-İstanbul


121-Hasan Latif Kaplan:20.09.2012 günü İstanbul Bağcılar'da eşine şiddeten gözaltına alınan 35 yaşındaki Hasan Latif Kaplan, götürüldüğü Bağcılar Asayiş böro amirliğinde, avukat görşme odasında asılı bulunudu. Baba Mustafa Kaplan:"Oğlum intihar etmedi, karakolun içinde öldürüldü" dedi 

Sabire Yaman / İstanbul

Erol Postacı /İstanbul

Baran Tursun / İzmir
İ.Halil Çoban / Ş.Urfa

Murat Konuş / İstanbul

Mehmet Uytum / Cizre

Şerzan Kurt / Muğla

Ceylan Önkol / Lice

Serkan Cedik / Bursa

Adnan Karakaş / Adana

Ahmet Sargın / Sakarya

Yahya Mnekşe / Şırnak

Özge Keyikçi / Kütahya

Uğur Kaymaz / K.Tepe

Aydın Erdem / D.Bakır

Enes Ata / D.Bakır

Çağdaş Gemik / Antalya

BARAN TURSUN DOSYASI

MAKALELER



 


  

 

 

 

115.Özgür Taşar-Yüksekova


Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde düzenlenen cenaze törenine polisin müdahale ettiği esnada kurşunla yaşamını yitirdi. Görgü tanıkları ve Taşar’ın ailesi, Özgür Taşar polis tarafından öldürüldüğünü iddia ettiler,   04.06.2012

113-Çayan Birben Yalova


Yalova'da 28.05.2012 tarihinde  bir kavgayı ayırırken polisin sıktığı biber gazından sonra baygınlık geçirdikten sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kayb etti

112 Er Selman Pınar-Batman


Er Selman Pınar 29.04.2012 günü Batman'da polis tarafından gözaltına alındıktan sonra ölü bulundu

111-Hacı Zengin İstanbul


Polis cinayeti no: 111, kurban: Hacı Zengin, Yer:İstanbul ///// İstanbul’da, polisin attığı biber gazı kapsüllerinin kafasına isabet etmesi sonucu kaldırıldığı Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

110-Kamile Özbek- Adana


Adana'da, 14 Eylül 2011'de Kamile Özbek'in, evinden ayrıldıktan sonra bir daha dönmediğini ve kendisinden haber alamadıklarını söyleyen kızı, polise başvurdu.

Yapılan araştırmada Kamile Özbek’i öldürenin Fatih Yurdakonar adında görevli polis memuru olduğu ortaya çıktı. Kadının evinin tapusunu üstüne geçiren, bankadaki paralarını da alan 19 yıllık polis Fatih Yurdakonar tutuklandı

109 Ayşe Al D.Bakır


15 Şubat günü merkez Bağlar İlçesi E Tipi Cezaevi üst köşesinde polis panzerinden sıkılan tazyikli su ile yere düşüp başını kaldırıma çarpan ve beyin kanaması geçiren 75 yaşındaki Ayşe Al, yaşamını yitirdi. 15 Şubat'tan bu yana Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi gören Al'ın sabah saatlerinde yaşamını yitirdiği öğrenildi.

108.Mahir Zorbey Aydın


Mahir Zorbey, 04.03.2012 günü, Aydın'da polis tarafından öldürüldü. Cinayete tepki gösteren Zorbey'in dedesi İbrahim Demirkaya, "Torunum, bilerek kasıtlı olarak vurulmuştur. Eğer polis düştüğünde tabanca ateşlenmişse, kurşun yere yakın seyrederdi. Nasıl olur da, kurşun 1 metre 75 santimetre sekip başına isabet eder. Hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.    Devamı oku..

107-Perihan Aktaş Manisa


Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde oturan 53 yaşındaki Perihan Aktaş, evinin önünde polis tarafından öldürüldü. Aktaşı öldüren polis teslim oldu 

105-Ali Sapan ANKARA

ANKARA / 10.11.2011: Altındağ’da görevli polis memuru Veli Akpan, önce evinde eşi Yasemin Akman'ı ve kayınvalidesi Hacer Ağlayan'ı, daha sonra görev yaptığı birimdeki amiri Ali Sapan'ı tabancayla vurdu. Polis memurunun eşi ve amiri hayatını kaybederken, kayınvalidesi yaralı olarak hastaneye kaldırıldı

104-Yasemin Akpan ANK.

ANKARA / 10.11.2011: Altındağ’da görevli polis memuru Veli Akpan, önce evinde eşi Yasemin Akpan'ı ve kayınvalidesi Hacer Ağlayan'ı, daha sonra görev yaptığı birimdeki amiri Ali Sapan'ı tabancayla vurdu. Polis memurunun eşi ve amiri hayatını kaybederken, kayınvalidesi yaralı olarak hastaneye kaldırıldı

103-Yeşim Çelik -İstanbul


Yeşim Çelik: Polisin 103. Kurbanı. KÜTAHYA Dumlupınar Üniversitesi öğrencisi Yeşim Çelik (23) 20 Şubat 2011’de yeni tanıştığı İstanbul Bağcılar’da görevli polis Salih Kaya tarafından vurularak öldürüldü. Polise göre Yeşim intihar etmişti, ama yapılan incelemede polis tarafından öldürüldüğü kesinleşti

90-Çağdaş Gemik Dosyası


17 yaşında ki Çağdaş Gemik, Antalya’da bir arkadaşıyla bisikletiyle gezerlerken, gündüz vakti polisin dur ihtrına uymaığı gerekçesiyle açılan ateş sonucu hayatını kaybetti. 
94-Tuba Korkmaz / Tunceli


TUBA KORKMAZ TUNCELİ’de polis memuru nişanlısının tabancasıyla intihar ettiği söylenen üniversite öğrencisi 21 yaşındaki Tuğba Korkmaz’ın yapılan otopsisinde intihar etmediği ve cinayete kurban gittiği yönünde deliller elde edildi.  

 

86-Şerzan Kurt Dosyası


Şerzan Kurt: Muğla’da bir polis tarafından öldürülen Şerzan Kurt’un davası, Muğla’dan Eskişehir’e alındı. Uluslararası Baran Tursun vakfı, Şerzan Kurt davasını ‘Hedef dava’ seçti  . Video izle…
92-Volkan Polat / İstanbul


VOLKAN POLAT: 6 Nisan 2006 günü Polat, arabası ile gitmekteyken, Sivil araçla Polat’ı kovalayan polisler arkadan ateş ederek aracın lastiklerini patlatmış, ardından yanına geldikleri Polat’ı göğsünden vurarak öldürmüşlerdi.
95-H.İbrahim Oruç D.bakır


Halil İbrahim Oruç: polisin silahından çıkan kurşunla ölen; silahın polis, failinin ise belirlenemeyen  polisin sorumlu olduğu 95. Ölüm olayıdır.  Halil İbrahim Oruç, polisin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetti. 
98.Metin Lokumcu / Hopa


Metin Lokumcu: Bu olay PVSK’dan sonra ki polisin sorumlu olduğu 98. Ölüm alayıdır. Metin Lokumcu polislerin vurduğu sert darbeler sonucu hayatını kaybettiği söylendi. Devamı oku..

97-Enver Turan / Hakkari


Enver Turan:15 yaşında ki Enver Turan kolluğun orantısız güç kullanması sonucu hayatını kaybetti.  23 Şubat 2010'da Hakkâri’de çıkan olaylarda, bir uzman çavuşun açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Enver Turan’ın (15)  davası Hakkari’den Yozgat’a alındı.  
100.M.Şirin Çiftçi D.Bakır


 M.Şirin Çiftçi: 2007 yılı PVSK’dan sonra failin polis olduğu 100. Ölüm olayı; Diyarbakır'ın merkez Sur İlçesi Cemal Yılmaz Mahallesi'nde, polisler, Mehmet Şirin Çiftçi (20) adlı yurttaşı kapısının önünde ateş ederek öldürdü. Dosya oku..

 

99.Doğan Teyboğa Silopi


Doğan Teyboğa: 2007  yılında yürürlüğe giren PVSK’dan sonra polisin sorumlu olduğu 99. Ölüm olayı; Şırnak’ın Silopi İlçesi'ndeki gösteriye müdahale eden polisin kullandığı gaz bombası Doğan Teyboğa'nın ölümüne neden oldu. Devamı oku..

 

96-Kazım Şeker D.Bakır


KAZIM ŞEKER: Bismil'de polis kurşunu ile öldürülen lise öğrencisi Halil İbrahim Oruç'un katillerinin bulunması talebiyle bir yürüyüş yapıldı. Polis yapılan yürüyüşe orantısız güç kullanarak saldırıya başladı.  Atılan gaz bombalarından etkilenen Kazım Şeker (60) isimli yurttaş yaşamını yitirdi.

 

91-Çiğdem Şahin / İzmir

 


ÇİĞDEM ŞAHİN: Gaziantep'ten İzmir'e geldi ve İzmir'de çevik Kuvvet'te görevli polis Anıl .K.G. ile görüştü, daha sonra görüştüğü polisin silahıyla şakağından vurulmuş halde bulundu. 

89-Özge Keyikçi / Kütahya


ÖZGE KEYİKÇİ: 17 Ekim 2009 günü,  Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde bir köy düğününde polis memurunun tabancasının ateş alması sonucu Özge Keyikçi hayatını kaybetti. 

88-Sabir Yaman / İstanbul


SABİRE YAMAN: 27.07.2010 Günü, Bakırköy İstanbul Caddesi’ndeki Tacirler Menkul Değerler A.Ş.’yi silahıyla basan E.polis memuru Vedat Gemalmaz, zarar ettiğini öne sürerek sorumlu tuttuğu şube müdürü 49 yaşındaki Erol Postacı ve 29 yaşındaki Sebire Yaman’a kurşun yağdırdı.

87-Erol Postacı / İstanbul


Erol Postacı, 27.07.2010 Günü, Bakırköy İstanbul Caddesi’ndeki Tacirler Menkul Değerler A.Ş.’yi önceki gün silahıyla basan E. polis memuru Vedat Gemalmaz, zarar ettiğini öne sürerek sorumlu tuttuğu şube müdürü 49 yaşındaki Erol Postacı ve 29 yaşındaki Sebire Yaman’a kurşun yağdırdı.

85-Hüseyin Turgut Yalova


HÜSEYİN TURGUT: Yalova’da Fatih Caddesi’nde park yeri nedeniyle çıkan tartışmada Hüseyin Turgut, polis memuru Gökmen Erkmen'in silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetti.  

 

84-Mustafa Uslu Tokat-Turhal

 


MUSTAFA USLU: Alkollü olduğu ileri sürülen Mustafa Uslu, Turhal’da otomobiliyle giderken trafik kontrolü yapan polisler ‘Dur’ ihtarında bulundu. ‘Dur’ ihtarına uymadığı belirtilen Uslu polisin arkadan açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti.

 

83-Er.Cemal Yalın Antalya


CEMAL YALIN: 5 Ağustos 2010 günü, PKK'nın şehit ettiği bildirilen askerin, polis kurşunuyla vurulduğu ortaya çıktı. Antalya'lı Er Cemal Yalın, polis merkezine doğru yürüken polisler tarafından öldürüldü.  

81-Fatih Cem İnci /İstanbul


FATİH CEM İNCİ: Bahçelievler'de bir arkadaşıyla birlikte yürüyen 23 yaşındaki Fatih Cem İnci kaldırımda çarptığı kutu nedeniyle üzeri kirlenince, "Böyle pisliklerle hep ben mi karşılaşırım" diye söylendi. Bu sözlerin kendisine söylendiğini sanan polis memuru Mustafa Atasoy (27) silahını çıkratıp, Fatih Cem İnci'yi kurşun yağmuruna tutarak öldürdü.

82-Gökhan Ergün Bursa-Nilüfer


Gökhan Ergün: Bursa'nın Nilüfer ilçesinde Cengiz Koç`a ait bir apartman dairesine, yangın merdiveninden giren 2 kişiye polis uyarı ateşi açtı. açılan ateşle Gökhan Ergün(24) hayatını kaybetti.

 

79-Feyzullah Ete İstanbul

FEYZULLAH ETE
: 22.Kasım.2007 tarihinde, Avcılar'da bir parkta otururken polis memuru Ali Mutlu tarafından göğsüne bir tekme vuruldu, göğsüne aldığı bu tekme sonucu hayatını kaybetti.
78- Alaettin Karadağ İstanbul


ALAETTİN KARADAĞ :Dur ihtarına uymadığı için on kurşunla öldürüldü. Kardeşi Abdullah Karadağ:"Dur ihtarı Sonucu Ölüm on kurşunla nasıl olur, cinayeti meşrulaştırmak için bunu uydurdular" dedi. 

80-İbrahim Özkaymaz Gaziantep


İBRAHİM ÖZKAYMAK: 28.08.2009 günü polis memurunun "uyarı ateşi" ateşi sonucu göğsüne isabet eden mermi sonucu hayatnı kaybetti. İbrahim Özkaymak, 2007 yılında yürülüğe giren PVSK'dan sonra polisn sorumlu olduğu 80. ölüm olayıdır.



Burak Topçu:Eskişehir'de polis aracının çarpması sonucu öldü

BURAK TOPÇU OLAYI:

Burak Topçu/Eskişehir: 
27 Eylül 2012 günü saat 00.15 civarında, çift çıkış ve tek iniş olmak üzere toplam üç şeritli olan Eskişehir ili Yıldıztepe Mahallesi Şehit Yüzbaşı Tuncer Güngör Caddesi’nde,  26 A 4849 plaka sayılı Emniyet Müdürlüğüne ait hizmet aracını kullanan Polis Memuru Bülent OK’un, süratli araç kullanması ve hatalı araç sollaması nedeniyle, Hava İkmal Bakım Komutanlığında Uçak Bakım Elektronik Teknisyeni olarak görev yapan 23 yaşındaki Burak TOPÇU Hayatını kaybetmiştir.

Baba Volkan Topçu:"Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü görevlilerinin tutmuş olduğu Trafik Kazası Tespit tutanağında; suçlu polisi kurtarmak amacıyla Oğlumuz Burak TOPÇU % 100 suçlu bulunmuştur. Olaydan sonra sözkonusu polis memuru açığa alınmamış, tutuklanmamıştır. Çünkü Polis memuru yalan söylemektedir ve tutulan raporlar polisi kurtaracak tarzda tanzim edilmiştir" dedi.

SONUÇ:Bu olayda yargılanan polis memuru Bülent Ok 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı.


ACILI BABA VOLKAN TOPÇU'NUN KALEMİNDE BURÇU OLAYI:

27 Eylül 2012 günü saat 00.15 civarında, çift çıkış ve tek iniş olmak üzere toplam üç şeritli olan İlimiz Yıldıztepe Mahallesi Şehit Yüzbaşı Tuncer Güngör Caddesi’nde,  26 A 4849 plaka sayılı Emniyet Müdürlüğüne ait hizmet aracını kullanan Polis Memuru Bülent OK’un, süratli araç kullanması ve hatalı araç sollaması nedeniyle meydana gelen Trafik kazasında, Hava İkmal Bakım Komutanlığında Uçak Bakım Elektronik Teknisyeni olarak görev yapan 23 yaşındaki Oğlumuz Burak TOPÇU Hayatını kaybetmiştir.

Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü görevlilerinin tutmuş olduğu Trafik Kazası Tespit tutanağında; suçlu polisi kurtarmak amacıyla Oğlumuz Burak TOPÇU % 100 suçlu bulunmuştur.

Kaza mahalli yol 3 şeritli olup çarpma noktası yolun orta noktası olduğu halde, polis aracının seyir şeridinde ve polis aracının seyir yönüne göre yolun sağına 4,60 m. mesafede belirlenmiş, kaplama üzerinde polis aracına ait 45 metre fren izi olduğu halde, 14.00 m. uzunluğunda fren izinin bulunduğu, polis aracının bu fren izinin bitiminden 11.00 m. ileride duruşa geçtiği belirtilmiş, motosiklet sürücüsü oğlumuz Burak TOPÇU’nun KTK.84/g ve KTK.52/1-a kurallarını ihlal ederek polis aracına çarptığı şeklinde tutanak tutularak Polis aracı sürücüsü Bülent OK’un ise herhangi bir kural ihlali yapmadığı belirtilmiştir. (EK: 00)

Kazadan sonra sözkonusu polis memuru açığa alınmamış, tutuklanmamıştır. Çünkü Polis memuru yalan söylemektedir ve tutulan raporlar polisi kurtaracak tarzda tanzim edilmiştir. Polis Memuru Kendisi için kesinlikle sollama yasağı bulunan bir mevkide, viraja girer iken belediye tamirhanesinin gece vardiyasında bulunan işcileri evlerine dağıtmakla görevli olan servis aracını sollamış ve direksiyon hakimiyetini kaybettiğinden dolayı kazanın olmasına sebep olmuştur. 

Sözkonusu yol, yapıldığından itibaren iki çıkış ve tek iniş’li olmak üzere üç şerit’e sahip olmasına rağmen iki şeritli olarak işlem yapmışlar, sabah mesai başlayınca da, Emniyet Müdürlüğünden belediyeye geçiş yapan Büyükşehir Belediyesi UKOME Dai Bşk. Ümit GÜNEY tarafından 2 yönlü olarak teyit ettirilmiştir. Daha sonra Büyükşehir Belediyesince aynı yolun üç şeritli olduğuna dair yazısı alınmıştır. Bizim dilekçe ile sorduğumuzda da cevaben iki şeritli diye cevap verilmiş, (EK: 01-1) daha sonra ısrarla tekrar sormamız üzerine yolun durumu ölçülerek üç şeritli olduğu cevaben bildirilmiştir. (EK: 01-2) Bu çelişkili durum üzerine daire başkanı hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmuş (EK: 02) olup dava açılıp açılmaması hususunda araştırma sonuçlanmış ve Eskişehir Valisi Güngör Azim TUNA tarafından “SORUŞTURMA İZNİ VERİLMEMESİNE” karar vermiş, (EK: 02-1) 07.04.2014 günü bu karara Eskişehir Bölge İdare Mahkemesi kanalıyla da itiraz edilmiştir. (EK: 02-2) Eskişehir Bölge İdare Mahkemesinin 2014/43 Esas No ve 2014/45 Karar No.lu “adı geçen hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine” kararı vererek suçlu UKOME daire başkanı da korunmuştur.. 

  • Karakol amiri olarak görev yapmakta olan Emniyet Amiri Mehmet Sıddık ATAK, belediye tamirhanesinin gece vardiyasında bulunan işçileri evlerine dağıtmakla  görevli olan araçta bulunan iki kişiyi, polisi kurtarmak amacıyla, ifadesi alınmak üzere karakola intikal ettirmeyerek olay yerinden uzaklaştırılmış olmasına rağmen Sözkonusu aracın şoförü Hasan ERGÜVEN mahkemeye gelerek mahkemede vermiş olduğu ifadesinde; “60 km. hız ile giderken 26 A 0236 plakalı polis aracının daha süratli bir şekilde kendi kullandığı aracı solladığını ve aracını sağa geçmeye yönelik bir manevrasını görmediğini ve kazanın meydana geldiğini, daha sonra kaza yerine gelen ekiplerin ise kendilerine olayı görüp görmediklerini sormadan olay yerinden uzaklaştırdıklarını” belirtmiştir. (EK: 03)

Hasan ÖZDEMİR’in yanında bulunan belediye işçisi Şükrü ÖZDEMİR’de mahkemede vermiş olduğu ifadesinde; “kaldırıma 50-60 cm uzaklıkta ve 50-60 km hızda seyir ettiklerini, polis aracının kendilerini hızla geçerek solladığını ve yoluna orta şeritte devam ederken kazanın olduğunu, polis aracının sağ şeride geçmeye yönelik bir hareketi olmadığını, daha sonra kaza yerine gelen ekiplerin ise kendilerine olayı görüp görmediklerini sormadan olay yerinden uzaklaştırdıklarını” belirtmiştir. (EK: 03) 

Kaza raporunu tutmak üzere gelen trafik polisleri Okan GÜR ve Öcal ÜNAL;

  • Karayolları Genel Müdürlüğünün hazırlayıp yayımlamış olduğu Trafik İşaretleri El Kitabında 10.00 metre olarak belirtilen karayollarında şerit genişliği 3.25 metre olarak belirtilmesine rağmen, Tutulan kaza raporu krokisinde, üç şeritli yolu iki şeritli olarak belirtişlerdir.
  • Tutulan kaza raporu krokisinde, polis aracının hatalı solladığı aracı belirtmeyerek kaza yerinde yok saymışlardır.
  • Tutulan kaza raporu krokisinde, Polis aracı kendi şeridinde belirtilmiş, Burak TOPÇU ise önünde giden Belediye Otobüsünü süratli ve hatalı şerit değiştirerek polis aracının şeritine geçtiği belirtilmesine rağmen bağımsız Yeminli bilirkişi M. Münir GÜLENÇ’in yapmış olduğu keşifte ve çekmiş olduğu fotoğraflarda, çarpma noktasının polis aracını şeridinde olmadığı “yolun orta noktası” olduğu; “Motosikletin hız göstergesindeki ibrenin 90 km yi göstermekte olduğunu, emsal hız göstergeleri üzerinde yaptığı inceleme ve araştırmalarda, gösterge ibresi arkasında yapısı nedeniyle yay mevcut olduğunu, motosikletin önden aldığı darbe sonucu yay esneklik kazanarak gösterge ibresini harekete geçirip, ibre belli bir km rakamı üzerinde durabildiğini ve bu nedenden dolayı olay sırasında motosikletin hızının mutlaka 90 km/h olduğu anlamına gelmeyeceğini; polis aracınında ibresinin sıfırı göstermesine rağmen sürücü hava yastıklarının açılmış olduğu” belirtilmektedir. (EK: 04)
  • Polisin tutmuş olduğu kaza raporunda, 25 metre fren izi (Oysa ki krokide belirtilen bazı noktalara göre bizim yaptığımız ölçümlerde 45 metre fren izi mevcuttur ve her zaman ölçüm yenilenebilir.) sağ tarafa doğru kavisli çizilmesine rağmen fotoğraflarda tam tersi olarak sol tarafa doğru olduğu ise Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca belirtilmesine rağmen ÜÇ ŞERİTLİ OLARAK YAPILMASI GEREKEN İŞLEM, İKİ ŞERİTLİ OLARAK İŞLEM YAPILMIŞTIR. (EK: 05)
  • Mahkeme aşamasında bilirkişi olarak atanan ve tarafsız olduğuna inanmadığımız Jandarma Uzman Kademe Başçavuş İbrahim AK’ın düzenlemiş olduğu keşifte de ÜÇ ŞERİTLİ OLARAK YAPILMASI GEREKEN İŞLEM, İKİ ŞERİTLİ OLARAK İŞLEM YAPILMIŞTIR. (EK: 06)
  • İstanbul Üniversitesince üç kişiden teşekkül ettirilen komşsyon raporuda çelişkiler içerisindedir. Bu raporda da ÜÇ ŞERİTLİ OLARAK YAPILMASI GEREKEN İŞLEM, İKİ ŞERİTLİ OLARAK İŞLEM YAPILMIŞTIR. (EK: 07) Şahitlerin mahkemede belirtmiş olduğu ifadeler değil, karakolda alınan düzmece ifadeler baz alınmış, polisin yapmış olduğu hatalar görülmemiştir.
  • 28.03.2014 tarihi itibari ile 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan dava için yeni bir keşif raporu düzenlenmek üzere keşif yapılmış, sonucu henüz alınmamıştır.

 

  • Kazada vefat eden oğlumuz Burak TOPÇU’nun, önünde giden belediye otobüsünü sollar iken karşı şeride geçerek polis aracına çarptığı belirtilmiştir. Oysa belediye otobüs şoförü ve yanında bulunan yolcusu, mahkemedeki ifadelerinde “otobüsün 45 km hız ile gittiğini ve Burak TOPÇU’nun otobüsü sollama girişiminde dahi bulunmadığını” belirtmişlerdir. 

26-27.09.2012 günü gece görevde olup kaza ile ilgili olarak karakolda ifadeleri Başpolis Memuru İrfan SEFİL ve Polis Memuru Kemal SARI almışlardır. Almış oldukları ifadelerde; Belediye otobüs şoförü ve yanında bulunan yolcusu, kazayı gördüklerini ve polisin hatalı araç kullanmasından dolayı kazanın olduğunu belirtmelerine rağmen “kazayı görmedik” diye yazarak imzalatmışlardır. Oysa sözkonusu kaza ile ilgili olarak 26.03.2013 günü yapılan duruşmada kazada vefat eden Burak TOPÇU’nun solladığı belirtilen 26 H 0025 plaka sayılı Belediye Halk Otobüsü şöförü olan Yalçın Sezer KONRAT kaza ile ilgili olarak vermiş olduğu ifadesinde; 

“karşıdan gelen polis aracı kendi şeridinde değildi, bizim şeridimizdeydi. Polis arabası hızlı bir şekilde viraja girdi ve şerit ihlali yaparak bizim şeridimizde zikzak yaparak geliyordu. Akarbaşı trafik ışıkları ile kaza yeri arası yaklaşık 500 metredir ve kaza anı itibari ile motosikletin benim aracımı sollama diye bir niyetide hızıda yoktur. Ben bunları karakolda da söyledim ama neden yazılmadığını bilmiyorum”  diye belirtmiştir. 

26 H 0025 plakalı Belediye Halk Otobüsünde yolcu olarak bulunan Tanık Uğur GÜNCAL’da mahkemede vermiş olduğu ifadesinde;

“Motosikletin ilk önce halk otobüsünü sollama girişimimde olduğunu ama viraj olması nedeniyle sollamadan vazgeçtiğini, otobüsün arkasına girdikten sonra polis aracının hızlı bir şekilde, yolu ortalamış vaziyette gelerek motosiklete çarptığını” belirtmiştir. (EK: 03)

 

  • Polis aracında bulunan iki kişi de kazanın polis aracının süratli olmasından ve hatalı araç sollama esnasında direksiyon hakimiyetini kaybettiğinden dolayı olduğunu belirtmelerine rağmen “kazayı görmedik” diye yazarak imzalatmışlardır. 26 A 0236 plaka sayılı polis aracında gözetim altında olan ve doktor raporu alınmak üzere hastaneye götürülmekte olan Seyit Battal KÖŞKÜR ise 04.04.2013 günü yapılan duruşmada alınan ifadesinde; “polis aracının hızının 100 km, civarında olduğunu, sağa doğru olan viraja girmeden önce bir araç solladıklarını, kendi şeritlerine geçme yapma sırasında virajda toparlama yapamadığını ve bu hali ile sol şeride doğru kaydıklarını ve karşı şeritten gelen motora çarptıklarını, bu kazada kendisininde yaralandığını bu nedenle şikayetci olduğunu ve ifadesini savcılıkta vereceğini belirttiğini” söylemiştir. (EK: 08)
  • Polis aracında bulunan ikinci kişi Hüseyin AYTEKİN’de 6. duruşmaya geldiğinde “karakolda ifadesini verdikten sona bazı polislerin ‘O aileden yana ifade verirsen suçlu duruma düşersin, devleti yanıltırsın’ dediğini ve kaza anını ise yokuş aşağıya doğru tahminen 90 km. hız ile orta şeritten gittiklerini ve sola doğru kaydıklarını ve kazanın olduğunu” söylemiştir. (EK: 09)

 

  • Beyan edilen bu ifadeler üzerine, karakolda ifadeleri alan Başpolis Memuru İrfan SEFİL ve Polis Memuru Kemal SARI hakkında 16/09/2013 tarihinde Cumhuriyet Savcılına suç duyurusunda bulunulmuş (EK: 10) ise de Cumhuriyet Savcılığınca, “yeterli delil tespit edilemediğinde dolayı” dava açılmadığı bildirilmiş (EK: 10-1) bu karara da 10.02.2014 tarihinde Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilmiştir. (EK: 011) 
  • Kaza’dan hemen sonra olay yerine gelen Cum.Savcısı, kaza raporunu ve araçların durumunu görmüş farklı tutulduklarını anlayınca ilk iş olarak bağımsız bilirkişi çağırmış ve ölçümleri Bilirkişi ile beraber bizzat kendisi çarpışma noktası olarak polislerin belirtmiş olduğu gibi 4.60 olmayıp yolun orta noktasını tespit etmiştir. Polis aracında bulunan diğer görevli polis memuru Nezir GÜZELTAŞ ise vermiş olduğu ifadesinde arkadaşını korumak amacıyla kendi şeritlerinde gittiklerini belirterek yalan söylemektedir. 

Emniyet Amiri Mehmet Sıddık ATAK’ın makam şoförü olan Polis Memuru Oğuzhan METİN ise, ifadelerin kamera nezaretinde alındığını belirtmiş olmasına rağmen sözkonusu kamera kayıtları ortaya çıkartılmamaktadır.

Kazaya sebep olan 26 A 4849 plaka sayılı Emniyet Müdürlüğüne ait hizmet aracında da kamera bulunmasına rağmen kamera kayıtları yok denilerek ortaya çıkarılmamaktadır. 

Kazadan yaklaşık olarak 40 gün sonra Emniyet Müdürlüğüne hitaben yazmış olduğumuz dilekçemize istinaden açılmış olan idari tahkikata Muhakkik olarak atanmış olan Bölge Trafik Müdürü Hayri CEYLAN ise;

  • Davanın görüldüğü mahkemece, duruşma kayıtları muhakkike gönderilmesine rağmen Şahitlerin mahkemede söylemiş oldukları ifadeleri dikkate almamış olup, karakolda alınan düzmece ifadeleri esas alarak “SORUŞTURMA AÇMAYA GEREK YOKTUR” diyerek görevini kötüye kullanan görevlilerin yargılanmamaları hususunda girişimde bulunmuştur. (EK: 012)
  • Bu karara, 16.01.2014 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü ve Eskişehir Valiliği kanalıyla dilekçemiz ile itiraz edilmiş, yaptıkları tahkikatta ise Görevliler hakkında disiplin yönünden, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunca “Ceza Tayinine Mahal Olmadığı”  yönünde karar verildiği Eskişehir İl Em.Md.nün 27.12.2013 gün ve 97375333-14458.32392-Esas No:2012/240 sayılı yazısı ile tarafıma bildirilmiş, (EK: 01) ısrarla bu karar istenilmesine rağmen Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Hukuk İşleri Şube Müdürünce kararın tarafıma verilemeyeceği söylenmiştir. Bu karara da 23.01.2014 tarihinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi kanalıyla itiraz edilmiştir. (EK: 13) 10.02.2014 tarihinde, Emniyet Genel Müdürlüğünden karar istenmiş olmasına rağmen  bizi taraf olarak kabul etmeyip 3. Kişi olarak gördüğünden tarafımıza verilemeyeceği belirtilmiştir. (EK: 14) 

Bütün bu yaşanan olaylardan sonra Başpolis Memuru İrfan SEFİL ve Polis Memuru Kemal SARI hakkında suç duyurusunda bulunma aşamasında görevli oldukları Yenikent Karakol amirliğinde karakol amiri olarak görevli Emniyet Amiri Oktay USALAN tarafından odasında yapılan görüşmede, bize “Davadan Vazgeçmemizi aksi takdirde dava açacaklarını” söyledi. Böyle bir durumda davadan vazgeçmemin sözkonusu olamayacağını belirtmem üzerine işlem yaparak Cumhuriyet Savcılığına sevk ettiler. Mahkemede vermiş olduğu ifadesinde ise bu durumu “odama aldım, çay içtik, kendisiyle konuştum ancak halen art niyetli olduğunu, gidip tüm olayları savcılığa anlatacağım deyince iyi niyetin yaramadığını görmem üzerine işlem yapmak zorunda kaldım”  diye ifadesinde belirtmiştir. (EK: 15)  

Emniyet Amiri Oktay USALAN’ın kayınpederi İsmail bey ile benim kayınpederim ailece görüşürler. Yaklaşık 10 gün kadar önce İsmail bey kayınpederimi ziyarete geldiğinde Emniyet Amiri Oktay USALAN kayınpederime hitaben “senin damat davadan vazgeçmez ise kötü şeyler olacak” iye uyarmış.

Görevi, Halkın canını, malını ırzını korumak olan Emniyet Teşkilatı mensupları, canlarını dişine takarak görev yapmaktadır. Emekli bir polis memuru olarak bunun bilincindeyim ve görevinin halka hizmet etmek olduğu bilincinde olan ve bilinç ile görev yapan arkadaşlarımızı da takdir ediyorum.

Ama yaşamış olduğumuz acı bir kaza neticesinde durumun hiçte böyle olmadığını yaşayarak öğrendim.

Yukarıda isimleri belirtilen personeller hakkında bu güne kadar ADLİ VE İDARİ herhangi bir cezai işlem yapılmadı.

Sizinde malumunuzdur ki davanın gidişatının değişmemesi için açığa alma işlemleri yapılmaktadır. Kazaya şahit olan kişilere hitaben “O aileden yana ifade verirsen hakkında devleti yanıltmaktan dava açılır” diyerek üstü kapalı tehditler var ise olayın gidişatını olumsuz etkilenmemesi için açığa alınması yada İl dışı tayine gönderilmesi gerekmekte olduğu kanaatindeyim.

Bilgilerinizi ve konunun yeniden tarafınızdan incelenmesi hususunu;

Arzederim. 30.05.2014

EK :    yazı içerisinde belirtilmiş olan ekler. 

Volkan TOPÇU Tel: 505 542 09 50

Gültepe Mh. Şensözlü Sk. No. 22/2  ESKİŞEHİR


Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      3508 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Case of Baran Tursun
AİHM Kararları
Baran Tursun vakfına ÜYELİK
Tuncay Cüzdan'ın babası-ANTAKYA Uluslararası Baran Tursun Vakfında

Tuncay Cüzdan-Antakya

A.Rahman sözen'in annesi-İZMİR Uluslararası Baran Tursun Vakfında

A.Rahman Sözen-İzmir

Selami Atalay, ömürboyu felçli- İZMİR - Uluslararsı Baran Tursun Vakfında

Enes Ata'nın babası DİYARBAKIR - Uluslararası Baran Tursun Vakfında

3.Yılında Baran Tursun'u anarken

Ahmet Çakır'ın ağbisi-İZMİR Uluslararası Baran Tursun Vakfında

Ahmet Çakır-İzmir

Mehmet Tursun Halk tv'de

Mehmet Tursun-Baransav

Aydın Erdem'in ağbisi - DİYARBAKIR Uluslararası Baran Tursun Vakfında

Aytekin Arnavutoğlu -İSTANBUL- Uluslararası Baran Tursun Vakfında

Aytekin Arnavutoğlu-İst

Çağdaş Gemik'in babası-Antalya Uluslararası Baran Tursun Vakfında

Çağdaş Gemik - Antalya

Feyzullah Ete'nin ağbisi-İSTANBUL Uluslararası Baran Tursun Vakfında

Feyzullah Ete-İstanbul

Soner Cankal'ın babası-ANKARA- Uluslararası Baran Tursun Vakfında

  Soner Cankal-Ankara

Çağdaş Gemik'in kuzeni -ANTALYA Uluslararası Baran Tursun Vakfında

 Çağdaş Gemik Antalya

Yasin Kırbaş'ın babası - İSTANBUL Uluslararası Baran Tursun Vakfında

Yasin Kırbaş-iST

Emrah Gezer'in babası-ANKARA Uluslararası Baran Tursun Vakfıında

Emrah Gezer-Ankara

Didim'de öldürülen Ali Demir'in babası Mehmet Demir, Mehmet Tursun'la görüştü

Baran Tursun V. ECHR

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

Baran Tursun insani yardım vakfı başkanı Mehmet Tursun, Birleşmiş Milletler temsilcileriyle, "Yargısız İnfazları" konuştu

 

Baran Tursun davası AİHM'de

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

UCM ÜYESİDİR

125-Kenan Kapısız Uşak

 24.11.2012 günü Uşak'ta polis memurları ile vatandaşlar arasında çıkan arbedede polisin silahından çıkan kurşunla başından vurularak öldürüldü. 28 yaşındaki Kenan Kapısız 4 çocuk babasıydı. Devamı oku...

Baran Tursun vakfı Logosu


116-Yusuf Yılan - Erzurum


Erzurum'un Karayazı İlçesi'nde oturan ve ayakkabı boyacılığı yapan 9 yaşındaki Yusuf Yılan, Cumhuriyet Caddesi'nde karşıdan karşıya geçerken Akrep tipi polis aracın çarpmıştı. Yılan, kaldırıldığı Erzurum Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. Görgü tanıklarına göre, zırhlı arac, Yusuf Yılan'ın göğsü ve kafasının üzerinden geçtiğini belirti.

Baran Tursun vakfına BAĞIŞ yapınız
114.Kenan Yılmaz İstanbul


Kenan Yılmaz: İstanbul Sultangazi polis merkezinde fenalaştı, ambulansla hastaneye götürüldü ama öldü. Ailesi:"Kenan Yılmaz'ın ölümüne, gözaltında tutulduğu polis merkezinde gördüğü kötü muamele yol açtı" dedi. Bu iddia adliyeye taşındı, aile suç duyurusunda bulundu.

Sosyal paylaşım sitemiz


Baran Tursun vakfına ödül

74-Ahmet Akbaş / İstanbul


Ahmet AKBAŞ: 01.08.2009 günü Esenler polis karakolunda ölü bulundu. Ahmat Akbaş'ın yakını Ergin Akbaş: "Olayın üzerinde uzun zaman geçmesine rağmen savcı olay yerine geç geldi. Doktorlar gelmemiş müdahale etmemişler" iddiasında bulundu.

 

 


 

84-A.Rahman Sözen/İzmir


İzmir Gümüşpala Polis karakolu nezarethanesinde polisin silahıyla vurularak öldürülen A.Rahman Sözen’nin annesi ve ablası Uluslararası Baran Tursun vakfına geldiler.  Karakolun güvenlik kameraları kayıt yapmadığından, olayın oluş şekli polisierin ifadelerine dayandırıldı ve takipsizlik kararı verildi. Dava AİHM'e taşındı Video izle…

85-Er.Osman Aslı /İstanbul


Osman Aslı:  İstanbul Firuzköy polis karakolunda ölü bulunan Er.Osman aslı’nın babası Uluslararası Baran Tursun Vakfına mektup gönderdi. Osman Aslı'nın ayakkabı bağcıklarıyla kendini astığı iddia edildi. Karakolun güvenlik kameraları kayıt yapmadığı için olayın oluş şekli polislerin ifadelerine dayandırıldı. Video izle…

72-Ahmet Laçin / İstanbul


AHMET LAÇİN: Tornacı 23 yaşında ki Ahmet Laçin 12 Ekim  2008 günü Bağcılar’da gözaltına alındı ve Bağcılar polis karakoluna götürüldü. Akrabaları, Ahmetin dövüldüğünü ve kaldırıldığı hastanede öldüğünü idda ettiler.

 


76-Resul İlçin Şırnak-İdil


RESUL İLÇİN: 22/10/2009 günü Şırnak'ın İdil İlçesi'nde polisler tarafından götürüldüğü karakolda yaşamını yitiren 52 yaşındaki Resul İlçin'in yapılan otopsisinde kafasında ve vücudunun çeşitli yerlerinde darp izi olduğu ortaya çıktı.  

 

101-Hamedu Loufa Sayıd /Mersin

 


Hamedu Loufa Sayıd/ MERSİN:2007 yılında yürürlüğe giren PVSK’dan sonra, failin polis olduğu 101. Ölüm olayı. 29.07.2011 tarihinde Mersin'de Yumuk tepe polis karakolunda ölü bulundu. Dosya oku.. 

102-Willem Tyas Antalya

WİLLEM TYAS /1 Ekim 2011 günü Antalya'nın Manavgat ilçesinde çevreye verdiği rahatsızlık nedeniyle şikayet üzerine ifadesi alınmak için polis merkezine getirildikten sonra ölüm olayı meydana geldi. Fenalaştığı iddia edilen 64 yaşındaki İngiliz Willem Tyas hayatını kaybetti.  

93-Özcan Kurtuluş / İzmir


ÖZCAN KURTULUŞ: İzmir Şirinyer polis karakolunda ölü bulundu. Polisin kendisini aradığını söyleyen abla Sitem Duyar da:  "Kardeşim Özcan Kurtuluş'un avukat görüşme odasında kendini astığını söylüyorlar, kardeşimin avukat görüşme odasında ne aradığı konusunda kimse bize açıklamada bulunmuyor"

Baran Tursun vakfından

Karakollarda ki ölümler

77-Serkan Çedik Bursa


SERKAN ÇEDİK: Bursa Emniyet Müdürlüğü’nün Acemler semtindeki nezarethanesinde gözaltında tutulan 25 yaşındaki Serkan Çedik bilinmeyen bir nedenle fenalaşarak öldü. Sekan'ın annesi:"Oğlumu gözaltına aldılar, sapasağlam karakola götürdüler, karakolda ölüsü çıktı" dedi


78-Murat Konuş İstanbul


Murat Konuş:  7 Ocak 2010 tarihinde gözaltına alınan Murat Konuş'un, bir süre sonra rahatsızlanarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca hazırlanan otopsi raporunda Konuş'un “künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması” sonucu öldüğünün bildirildiği anlatılıyor.
Kimsesiz çocuklar

Kimsesiz çocuk:"Polisler bizi döve döve Belgrad Ormanı’na bırakıyorlardı" dedi. Devamla:" Yardıma gelmeselerdi tecavüze uğruyordum...”, “Bakırköy Çocuk Yurdu’nda bir arkadaşımızın makatına sopa soktular...”, “Umut Çocukları Derneği yöneticileri bizim sayemizde zengin oldular...”, “Dernek Başkanı Ferhat Şahin, hepimizi sıraya sokarak, falakadan geçirdi...”, “Polisler bizi ekip arabalarına bindirip döve döve Belgrad Ormanı’na bırakıyorlardı....Devamı oku..

75-Ahmet Cömert Kocaeli-Darıca


Ahmet Cömert:2009 KOCAELİ'nin Darıca İlçesi'nde gözaltına alınan 23 yaşındaki Ahmet Cömert, polis merkezinin nezarethanesinde ölü bulundu. Baba Durmuş Cömert, oğlunun intihar edecek biri olmadığını söyledi.


120-Cem Aygün / Ankara

 Cem Aygün-Ankara: Ankara Keçiören İncirli’de 22 yaşındaki Cem Aygün “dur” ihtarına uymadığı iddasıyla polisler tarafından öldürüldü. 1 ay önce cezaevi'nden çıkan gencin ölümüne ilişkin emniyetin aileye verdiği bilgiler ise çelişkilerle dolu. Baba Celal Aygün:"Oğlum Cem Aygün öldürüldükten 8 saat sonra bize haber verildi" dedi 30.08.2012