• https://www.facebook.com/barantursun.v?ref=bookmarks
  • https://twitter.com/BaranTursunVakf

Büyükler yargıya güvenmiyor, bağımlı ve taraflı yargıya güvenmek, yine vatandaşa düştü…


Mehmet Tursun / Makale

Bağımsız ve tarafsız olmayan, dolayısıyla bu yönüyle daha da itibarsız hale getirilmeye çalışılan yargıya güvenmek biz vatandaşlara mı kaldı?

Bize göre de Yargı hem bağımlıdır hem de taraftır, tıpkı TSK'nın düşündüğü gibi, tıpkı TSK'da görev yaparken aranan, tutuklanan diğer askerler gibi. Tıpkı içerde ki Paşalar, Rektörler, gazeteciler gibi, bilumum içerde ki hakim, savcı ve polis müdürleri gibi, bizde yargının taraf ve bağımlı olduğunu düşünüyoruz.

Hakimin karakteristik yapısı, psikolojik yapısı ve olaylara bakış açısı verdiği kararlarda çok etkindir, hakimin kararlarında bu etkileri her yerde görebiliyoruz.

*İyi bir hakiminin önüne kötü kanunu koysak, bu kötü kanunla iyi ve adaletli karar verdiği yaygın kanıdır. Buna iyi hakim diyoruz.

Başkaca,

*Kötü hakiminin önüne, iyi kanunu koysak, bu iyi kanunla en kötü ve adaletten yoksun karar verdiği de başka kanıdır. Buna da kötü hakim diyoruz.

Önlerinde aynı kanun olmasına rağmen, taş atan çocuğa 5-10 yıl ceza veren hakimler olduğu gibi, ceza vermeyi bir tarafa bırakalım, taş atan çocuğun iddianamesini bile kabul etmeyen hakimlerimiz de vardır.

İyi hakim, kötü kanun,
kötü hakim, iyi kanun deyişimiz bundandır.

Hukuka uygun kararlar salt yasaları düzenlemekle verilmiyor, hakiminde adil olması gerekmektedir.
Bir yargıç maske takamaz veya hukuk maskesinin altında başka bir duygu besleyemez, böylesine bir hakimin adil olduğunu söylemek güçtür.

Maskelenmiş ve taraf olma duygularla davalara bakan hakimler çoğunluktadır. Taraf olma duygularla karar veren hakimler ülkemizin kötü kaderi olarak hergün basın yayın organların bültenlerinde utanç bir şekilde yer almaktadırlar.

Ülkenin temel sorunu
Ülkenin temel sorunlarından biri, kurumların birbirlerine güvenmemeleridir. Vatandaş olarak buna alışmıştık ama hakimin hakime, savcının savcıya, en önemlisi de mahkemenin mahkemeye güvenmediğine yeni şahit oluyoruz. Ülkenin düştüğü utanç durum dediğimiz şey budur.

Askeri yargı, sivil yargıya güvenmez
Sivil yargının suç saydığı bir olayı askeri yargı suç olarak görmeyebiliyor. Sivil yargının mahkum ettiği bir olayı askeri yargı beraat ettirebiliyor. Biz vatandaşlarda bu aymazlığı her gün evlerimizde izliyoruz ve görüyoruz.

Silahlı güçler bürokrasiye güvenmez
Silahlı Kuvvetler, hem sivil yargıya güvenmez hem de sivil iradeye güvenmez.
Şu duruma bakın.

*Yargı tarafından gözaltına alınan generaller için Genel Kurmay Başkanlığı tüm generalleri toplantıya çağırabiliyor. Toplantı yapılıyor ve bu normal sayılıyor.

‘Bir yargıya destek'

‘Başka bir yargıya köstek' oluyorlar.


Ve tüm bunları olağandan sayıyorlar.
İşin acı tarafı bu, aymazlık dediğimiz şey budur.

Bu güvensizlik nedeniyle kimsenin işini hakkıyla yapmadığı varsayımı ile herkes yetkisini kendi idealleri ve düşünce yapısına göre esnetmeye başlar. Sonuçta ortaya devasa sorunlar çıkar.

*Adaletsizliğe uğradığını iddia eden bir askerin arkasında G.Kurmay Başkanlığı varmı dır? Vardır.

*Adaletsizliğe uğradığını idda eden bir Başsavcının arkasına yüksek yargı organları ve üyeleri varmı dır? Vardır.

Peki,

*Adaletsizliğe uğradığını iddia eden bir vatandaşın arkasında kim vardır? Hiç kimse.
Örnek mi istiyorsunuz?
Karşıyaka hakimlerinden biri: "Ülkemin yargısını hukuk ve adaletini itibarsız hale getirmeye benim hakkım olmadığı gibi, başkasının da hakkının olmadığını düşünüyoruz. Bu, hakim olur savcı olur veya avukat olur, fark etmez" şeklindeki bir savunmayı suç saydı.

Hakimin, hakime
Savcının, savcıya
Askerin, sivile
Yüksek yargının, mahkemeye
Güvenmediği bir karambolde bizler kime güvenelim?

Bağımsız olmayan yargıya
Tarafsız olmayan yargıya
Hakim ve savcıların eliyle itibarsız hale getirilmek istenen yargıya güvenmek yalnızca biz vatandaşların mı görevidir?

Suç sayılan cümlemi tekrarlayarak: : "Ülkemin yargısını hukuk ve adaletini itibarsız hale getirmeye benim hakkım olmadığı gibi, başkasının da hakkının olmadığını düşünüyoruz. Bu, hakim olur savcı olur veya avukat olur, fark etmez" diyoruz ve yargılama erkini elinde bulunduranlara şunu söylüyoruz:
"Adalet öyle bir duygudur ki boşluk kabul etmez .Siz onu tesis etmezseniz o boşluğu dolduranlar mutlaka çıkar"

 
Mehmet Tursun
Uluslararası Baran Tursun Vakfı


Anasayfaya git………………………………:        



4023 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın